Havadis | Yaşam | Gece üçte gelen acil çağrı: Havalimanının dijital kalbini yöneten kadının fedakarlık dolu dünyası

Gece üçte gelen acil çağrı: Havalimanının dijital kalbini yöneten kadının fedakarlık dolu dünyası

Sabiha Gökçen Havalimanı'nın teknolojik dönüşümüne 28 yıllık tecrübesiyle yön veren İsmihan Baysal Anderson, 7/24 süren operasyonların perde arkasını ve aile desteğiyle harmanladığı kariyer yolculuğunu anlatıyor.

Sabiha Gökçen Havalimanı'nın teknolojik dönüşümüne 28 yıllık tecrübesiyle yön veren İsmihan Baysal Anderson, 7/24 süren operasyonların perde arkasını ve aile desteğiyle harmanladığı kariyer yolculuğunu anlatıyor.

Gece üçte gelen acil çağrı: Havalimanının dijital kalbini yöneten kadının fedakarlık dolu dünyası
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, kuruluşunun 25'inci yılını kutlarken, havacılık sektörünün görünmeyen kahramanlarını mercek altına alan özel bir belgesel serisine imza atıyor. Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar başlığıyla yayınlanan bu serinin en dikkat çeken konuklarından biri, havalimanının dijital altyapısını yöneten Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson oldu. Anderson, 28 yıllık kariyerinin getirdiği sorumlulukla, her gün binlerce yolcunun güvenli ve hızlı bir şekilde seyahat etmesini sağlayan karmaşık teknoloji ağının başında yer alıyor. Onun için iş hayatı, sadece ofis saatleriyle sınırlı değil; gece yarısı gelen bir acil durum çağrısı, hayatının doğal bir parçası haline gelmiş durumda.

Teknolojinin görünmeyen kahramanları

Anderson, havalimanındaki operasyonel verimliliği artırmak adına yapay zeka destekli çözümlere öncülük ediyor. Özellikle yolcu yoğunluğunu anlık olarak takip eden görüntü işleme teknolojileri, sahadaki ekiplerin kriz anlarına hızla müdahale etmesine olanak tanıyor. Bu dijital dönüşümün en parlak yıldızlarından biri ise, Kasım 2024'te tanıtılan ve havalimanının misafirperverliğini yapay zeka ile birleştiren dijital asistan SAVVy. Sekiz farklı dilde hizmet veren bu sistem, çağrı merkezine gelen soruların yüzde 40'ını tek başına yanıtlayarak, insan kaynağının daha karmaşık sorunlara odaklanmasını sağlıyor. Anderson, bu sistemlerin sadece birer yazılım değil, yolcu deneyimini baştan tanımlayan birer çözüm ortağı olduğunu vurguluyor.

Aile desteğiyle gelen başarı

Başarılı bir yöneticilik kariyerinin ardında, güçlü bir aile dayanışmasının yattığını belirten Anderson, sorumluluklarının ağırlığını şu sözlerle ifade ediyor: Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına dönmek zorunda kalabiliyorum. Eşim ve çocuklarımın 'Sen git, biz iyiyiz' demesi, bana en büyük gücü veriyor. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz. Anderson, bu yoğun çalışma temposunu dengelemek için ise sanatın iyileştirici gücüne sığınıyor. Resim ve nakışla ilgilenerek teknoloji dünyasının soğuk ve hızlı akışından uzaklaşıp, renklerin dünyasında kendine huzurlu bir alan yaratıyor.

Geleceğin kadın mühendislerine çağrı

Teknoloji sektöründe kadınların varlığının, ekiplerin iletişim kalitesini ve detay yönetimi becerisini artırdığına inanan Anderson, genç kızlara cesur olmaları konusunda ilham veriyor. Erkek egemen bir sektörde kadınların farklı bir bakış açısı getirdiğini belirten deneyimli yönetici, kız çocuklarının fen, teknoloji ve matematik alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal bir zorunluluk olduğunu savunuyor. Korkmayın, yılmayın ve hayallerinizin peşinden gidin diyen Anderson, karşılaşılan her zorluğun aslında bir öğrenme fırsatı olduğunu hatırlatıyor. Ona göre, teknoloji ekiplerine kadınların dahil olması, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda çalışma ortamını daha insani ve verimli kılan bir dönüşümün de anahtarıdır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız