Havadis | Yaşam | Görmeyen gözlerine inat dünyayı keşfettiler: Artvin'in sarp yollarında yarım asırlık omuz omuza yaşam

Görmeyen gözlerine inat dünyayı keşfettiler: Artvin'in sarp yollarında yarım asırlık omuz omuza yaşam

Artvin'in Ardanuç ilçesinde doğuştan görme engelli olan Kemal ve Süheyla Köse kardeşler, yarım asrı aşkın süredir köy hayatının tüm zorluklarını büyük bir dayanışma ve azimle paylaşıyor. Kendi dünyalarını kuran kardeşlerden Süheyla Köse, 50 yaşında üniversite diplomasını alarak babasına verdiği sözü tutarken, Kemal Köse ise köyün yollarını ezbere bilerek yaşamını kimseye muhtaç olmadan sürdürüyor.

Artvin'in Ardanuç ilçesinde doğuştan görme engelli olan Kemal ve Süheyla Köse kardeşler, yarım asrı aşkın süredir köy hayatının tüm zorluklarını büyük bir dayanışma ve azimle paylaşıyor. Kendi dünyalarını kuran kardeşlerden Süheyla Köse, 50 yaşında üniversite diplomasını alarak babasına verdiği sözü tutarken, Kemal Köse ise köyün yollarını ezbere bilerek yaşamını kimseye muhtaç olmadan sürdürüyor.

Görmeyen gözlerine inat dünyayı keşfettiler: Artvin'in sarp yollarında yarım asırlık omuz omuza yaşam
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlı Bereket köyünde, doğuştan görme engelli olmanın getirdiği tüm zorlukları, birbirlerine duydukları sarsılmaz güven ve dayanışma ile aşan iki kardeşin hikâyesi, bölgede yaşayan herkes için bir yaşam dersi niteliği taşıyor. 74 yaşındaki Kemal Köse ve 56 yaşındaki kız kardeşi Süheyla Köse, yarım asrı aşkın süredir köy hayatının tüm sorumluluklarını omuzlayarak, engellerin sadece fiziksel bir durumdan ibaret olduğunu kanıtlıyor. Günlük yaşamın getirdiği rutin işleri aralarında paylaştıktan sonra, diğer kardeşleri Muhammet ve Oktay Köse'nin de desteğiyle kendi dünyalarını kuran bu iki kardeş, kimseye muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürmenin gururunu yaşıyor.

Köyün yollarını ezberleyen bir yaşam mücadelesi

Kemal Köse, görme engeline rağmen köydeki yaşamın merkezinde yer alıyor. Hayvanların bakımından odun kırmaya, soba yakmaktan bahçe işlerine kadar pek çok fiziksel güce dayalı işi bizzat üstleniyor. Yaşadığı köyü ve çevresindeki yolları adeta zihninde haritalandıran Köse, 17 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezine dahi yürüyerek gidebilecek kadar çevreye hakim. Kardeşi Süheyla Köse ise evin içindeki düzeni sağlıyor; yemek ve ekmek yapımından süt sağımına kadar evin tüm işlerini çekip çeviriyor. O da tıpkı abisi gibi, evin etrafını ve köyün patikalarını ezbere biliyor. Bu iki kardeşin kendi ayakları üzerinde durma çabası, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil, aynı zamanda büyük bir irade göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Diplomayla taçlanan yarım kalmış hayaller

Süheyla Köse'nin yaşam öyküsü, çocukluk yıllarında okulun kapısından içeri bakarken hissettiği o derin özlemle başlıyor. Altı yaşındayken aşı için gittiği okulda, diğer çocukların oyunlarını izlerken duyduğu o büyük merak, yıllar sonra bir azim hikâyesine dönüştü. 36 yaşında ilk adımını attığı eğitim yolculuğunda, Ankara'da aldığı özel eğitimlerle kabartma yazı ve bilgisayar kullanmayı öğrendi. Ortaokul ve liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavını kazanan Süheyla, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nden mezun oldu. Bu süreçte babası Latif Köse'nin desteği en büyük motivasyon kaynağıydı. Babası, ortaokul yıllarında ders kitaplarını ona okumuş, hatta elektrikler kesildiğinde gaz lambası ışığında kızının eğitimine katkı sağlamaya çalışmıştı. Süheyla, babasının en büyük hayali olan üniversite diplomasını almayı başardı ancak babası bu mutlu ana tanıklık edemeden hayatını kaybetti. O da diplomasını alıp babasının kabrine götürerek ona verdiği sözü tutmanın huzurunu yaşadı.

Engelleri aşan bir ailenin vicdani mirası

Ailenin diğer fertleri için de Süheyla ve Kemal ile birlikte büyümek, hayata bakış açısını tamamen değiştiren bir deneyim olmuş. Kardeşleri Oktay Köse, bu durumu vicdani ve insani bir zenginleşme olarak tanımlıyor. Sağlıklı bir bireyin bakış açısı ile engelli bir bireyin dünyasının harmanlanmasının, empati yeteneğini en üst seviyeye çıkardığını belirten Oktay Köse, ablasının ilham verici hikâyesini Süsü adlı çocuk kitabıyla ölümsüzleştirdi. Süheyla Köse ise tüm engelli bireylere ve ailelerine seslenerek, hayatın mücadele etmeye değer olduğunu vurguluyor. Bir çiçeğin kokusunu almanın, bir canlıya dokunmanın bile hayata tutunmak için yeterli bir sebep olduğunu ifade eden Köse, ailelerin çocuklarına özgüven aşılaması ve onları kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye getirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kemal Köse ise kardeşinin başarısından duyduğu gururu, Allah'a şükrederek ve kimseye muhtaç olmadan yaşamanın huzuruyla dile getiriyor. Bu iki kardeş, Artvin'in sarp dağları arasında, kendi kurdukları düzenle engellerin sadece zihinlerde olduğunu her gün yeniden kanıtlıyorlar.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız