Sakarya'nın Sapanca ilçesinde yaşayan 93 yaşındaki Selahattin Dayal, mesleğine duyduğu sarsılmaz bağlılıkla çevresindekilere ilham kaynağı oluyor. Askerlik görevi sırasında komutanının yönlendirmesiyle yatakhanedeki yorganları dikerek tanıştığı yorgancılık zanaatını, 1955 yılından bu yana büyük bir titizlikle icra ediyor. Bugün Sapanca'da Yastıkçı Dede olarak bilinen emektar usta, ilerleyen yaşına rağmen iğneye ipliği gözlük kullanmadan geçirebilecek kadar keskin bir görüşe ve ustalığa sahip olmanın gururunu yaşıyor. Sabahın erken saatlerinde dükkanının kapılarını açan Dayal, akşam saat 19.00'a kadar tezgahının başında kalarak mesleğini ilk günkü heyecanıyla sürdürüyor.
Üç kuşak bir arada zanaat peşinde
Selahattin Dayal'ın 70 yıllık meslek serüveni, bugün aile üyelerinin katılımıyla bir dayanışma hikayesine dönüşmüş durumda. 2012 yılında babasının yanına gelerek dükkanın sorumluluğunu üstlenen oğlu Celal Dayal, babasının terbiyesiyle büyüdüğünü ve bu kadim mesleği yaşatmanın kendisi için bir onur olduğunu belirtiyor. Aile geleneğinin en genç temsilcisi ise 10 yaşındaki torunu Zehra Dayal. Okul çıkışlarında dükkana gelerek dedesine ve babasına destek olan küçük Zehra, pos cihazını kullanmaktan müşterilerle ilgilenmeye kadar birçok konuda aile işletmesine katkı sağlıyor. Üç kuşak bir arada çalışarak, unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında gösterilen yorgancılığı, modern dünyanın hızına inat ayakta tutmaya devam ediyorlar.
Müşteri memnuniyeti ve dürüstlük ilkesi
Yıllar içinde Akyazı, Karasu ve Hendek gibi çevre ilçelerden sadık bir müşteri kitlesi edinen Selahattin Dayal, başarısının sırrını dürüstlük ve kaliteli işçilikle açıklıyor. Yıllar önce yorgan diktiği kadınların çocuklarına, hatta torunlarına hizmet verdiğini belirten Dayal, hiç hileli mal yapmadığını ve müşterilerine karşı her zaman şeffaf olduğunu vurguluyor. Müşterilerin internet üzerinden alışveriş yaptıktan sonra bile tekrar kendilerine dönerek eski yorganlarını yenilettiklerini ifade eden oğlu Celal Dayal, babasının lakabının hakkını vererek çocuklara hediye ettiği yastıkların yıllarca saklandığını anlatıyor. Bu samimi esnaflık anlayışı, ailenin sadece bir ürün değil, aynı zamanda güven ve hatıra satmasını sağlıyor.
Geleceğe taşınan bir miras
Mesleğin geleceği hakkında konuşan Selahattin Dayal, çıraklık ve kalfalık geleneğinin kaybolmasından duyduğu endişeyi dile getirse de, ailesinin desteğiyle bu zanaatın süreceğine inanıyor. 93 yaşında olmasına rağmen hala aktif olarak üretim yapan usta, ömrünün sonuna kadar tezgahının başında kalacağını ifade ediyor. Ailenin en küçük üyesi Zehra ise, dedesinin ve babasının izinden giderek bu mesleği sürdürmeye kararlı olduğunu belirtiyor. Hafızlık eğitimi almayı hedefleyen küçük kız, hem okuluna devam edip hem de aile yadigarı bu mesleği öğrenerek, Yastıkçı Dede'nin mirasını dördüncü kuşağa taşıma potansiyeli taşıyor. Sapanca'daki bu küçük dükkan, sadece yorgan dikilen bir yer değil, aynı zamanda kuşaklar arası sevgi ve emeğin harmanlandığı bir yaşam alanı olarak varlığını koruyor.