İzmir'de yaşayan 50 yaşındaki Sevim Hanyalı için iki yıl önce başlayan süreç, tıp literatüründe mucize olarak nitelendirilebilecek bir geri dönüş hikâyesine dönüştü. Geçirdiği ağır beyin sapı kanaması sonrasında hayatta kalma şansı yüzde 27 olarak belirlenen Hanyalı, uzun ve meşakkatli bir tedavi sürecinin ardından taburcu olduğunda, yıllarca profesyonel olarak icra ettiği muhasebecilik mesleğinin temel taşları olan rakamları, dört işlemi ve hatta para sayma yetisini tamamen yitirmişti. Doktorlarının zihinsel rehabilitasyon süreci için önerdiği boyama aktiviteleri bir noktaya kadar etkili olsa da, Hanyalı'nın asıl şifayı bulduğu yer, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca'da hayata geçirilen Kozağaç Mahalle Bostanı oldu.
Toprağın iyileştirici gücüyle yeniden doğuş
Bostanla tanışması, Hanyalı'nın hayatında bir dönüm noktası oluşturdu. Daha önce atıl durumda olan bir arazinin belediye eliyle yeşil bir üretim alanına dönüştürülmesi, sadece çevre için değil, Hanyalı gibi rehabilitasyon sürecindeki bireyler için de yeni bir umut kapısı açtı. Toprakla temas etmenin, bitkilerin büyüme evrelerine tanıklık etmenin zihinsel üzerindeki olumlu etkilerini bizzat deneyimleyen Hanyalı, bu süreci bir çocuğun büyümesini izlemeye benzetiyor. Bostanda geçirdiği her saatin, zihnindeki sis perdesini biraz daha araladığını ve kendisini hayata daha güçlü bağladığını ifade ediyor.
Başkan Tugay'a verilen özel söz
Bostanın açılış töreninde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile bir araya gelen ve yaşadığı süreci paylaşan Hanyalı, bu alanın kadınlar için ne kadar kıymetli olduğunu vurguluyor. Evde kapalı kalmak yerine toprakla uğraşmanın, dijital dünyadan uzaklaşıp doğanın ritmine odaklanmanın iyileşme sürecini hızlandırdığını belirten Hanyalı, Başkan Tugay'a da anlamlı bir söz verdi. Bostanda yetiştirdiği ilk karnabaharı bizzat kendisine hediye edeceğini belirten Hanyalı, bu sözün kendisi için bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiriyor. Üretmenin verdiği özgüven, onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda yeniden kazanılan bir yaşam biçimi haline geldi.
Buca'nın kalbinde yeşil bir yaşam alanı
Kozağaç Mahalle Bostanı'nın da içerisinde yer aldığı Buca Halk Parkı, toplamda 22 bin 600 metrekarelik geniş bir alana yayılıyor. Eskiden atıl durumda olan bu devasa alan, bugün sadece tarımsal üretim yapılan bir bostan değil, aynı zamanda tenis ve padel kortları, uzun yürüyüş parkurları ve doğal malzemelerden tasarlanmış çocuk oyun alanlarıyla bölge halkı için bir cazibe merkezi konumunda. Sevim Hanyalı'nın hikâyesi, bu tür kamusal alanların sadece fiziksel birer yapı olmadığını, aynı zamanda insanların ruhsal yaralarını sarabilecekleri, toplumsal dayanışmayı güçlendirebilecekleri ve bireysel başarı hikâyelerine ev sahipliği yapabilecekleri yaşayan mekanlar olduğunu kanıtlıyor. Hanyalı, bostandaki her yeni filizin, kendi iyileşme sürecindeki bir başka başarıyı temsil ettiğini ve bu yeşil alanların daha fazla kadına ulaşması gerektiğini savunuyor.