HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 21 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ve insan hakları ihlallerinin artık tahammül sınırlarını aştığını belirtti. Arslan, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen bu özel günün, sadece sembolik bir hatırlatmadan ibaret kalmaması gerektiğini, aksine tüm insanlığın ortak geleceğini barış temelinde inşa etme sorumluluğunu yeniden kuşanması için bir fırsat olduğunu ifade etti. Arslan'ın açıklamaları, dünyanın dört bir yanındaki mazlumların sesini duyurma ve uluslararası mekanizmaların etkinliğini sorgulama amacı taşıyor.
Uluslararası kuruluşların sessizliği ve vicdani sorumluluk
Dünyanın pek çok noktasında devam eden savaşların, işgallerin ve şiddet sarmalının milyonlarca insanın hayatını kararttığına dikkat çeken Arslan, özellikle Gazze'de yaşananlara vurgu yaptı. Siyonist İsrail'in Gazze'deki eylemlerini soykırım olarak nitelendiren HAK-İŞ Başkanı, bu büyük insanlık dramının uluslararası toplumun ve BM'nin gözleri önünde gerçekleştiğini belirtti. Arslan, uluslararası kuruluşların temel görevinin yaşanan zulümleri sadece izlemek değil, bu acıların sona erdirilmesi için somut ve etkili adımlar atmak olduğunu hatırlattı. Yemen'den Doğu Türkistan'a, Afrika'dan Afganistan'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşanan yoksulluk, zorunlu göç ve şiddet olaylarının, küresel vicdanı derinden yaraladığını ifade etti.
Kalıcı barış için kararlı duruş
Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonu olarak hem Türkiye'de hem de bölgesel ve küresel ölçekte kalıcı barışın tesisi için yürütülen mücadelenin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi. Demokrasinin, adaletin ve insan onurunun merkeze alındığı bir dünya düzeni özlemini dile getiren Arslan, mazlumların yanında yer almanın bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu belirtti. Özellikle Filistin meselesine değinen Arslan, başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar Filistin halkının haklı davasına destek vermeye devam edeceklerini yineledi.
Adalet ve insan onuru temelinde bir gelecek
Konfederasyonun barış vizyonunu özetleyen Arslan, 21 Eylül Dünya Barış Günü'nün, savaşların ve çatışmaların son bulduğu, adaletin egemen olduğu bir dünyanın inşasına vesile olmasını diledi. HAK-İŞ'in bu süreçteki duruşunun, sadece sendikal bir faaliyet değil, aynı zamanda insani bir sorumluluk olduğunu belirten Arslan, tüm uluslararası aktörleri barışın tesisi için daha aktif ve samimi bir çaba göstermeye davet etti. İnsan onurunun her türlü siyasi ve ekonomik çıkarın üzerinde tutulması gerektiğini vurgulayan Arslan, barışın ancak adaletle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.