On bir yıl önce evlilik yoluyla Ukrayna'dan Türkiye'ye, Çorum'a yerleşen 41 yaşındaki Liudmyla Girdaban için hayat, yaklaşık altı ay önce yaşadığı ciddi bir sağlık sorunuyla bambaşka bir yöne evrildi. Uzun yıllardır sürdürdüğü mesleğini bırakmak zorunda kalmanın getirdiği boşluğu, dijital dünyada tesadüfen karşılaştığı bir sanat dalıyla doldurmaya karar verdi. Kristal cam taşların ışıltısı, onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda iyileşme sürecinin en önemli parçası haline geldi. Rusya'da bu sanatın inceliklerini öğrenmek üzere eğitim alan Girdaban, kısa sürede tutkusunu profesyonel bir boyuta taşıyarak Çorum'daki Sanat Sokağı'nda kendi atölyesini açtı.
Taşların ışıltısında gizli sabır ve emek
Atölyesinde kullandığı malzemelerin kalitesinden ödün vermeyen Girdaban, eserlerinde akrilik yerine tamamen cam kristal taşlar tercih ediyor. Bu tercih, ortaya çıkan tabloların ve portrelerin çok daha canlı ve göz kamaştırıcı görünmesini sağlıyor. Her bir eserin yapım süreci, kullanılan taşların boyutuna ve desenin karmaşıklığına göre değişiklik gösteriyor. Kimi zaman iki gün süren yoğun bir çalışma, kimi zaman ise bir haftalık sabırlı bir emek gerektiriyor. Girdaban, taşların küçüldükçe işçiliğin zorlaştığını ancak ortaya çıkan sonucun tüm yorgunluğunu unutturduğunu ifade ediyor. Eserlerini tamamladığında yaşadığı mutluluğun, yaşadığı zorlu günleri geride bırakmasına yardımcı olduğunu belirtiyor.
Oğluyla birlikte sanatın izinde
Bu yaratıcı yolculukta Liudmyla Girdaban'ı yalnız bırakmayan en büyük destekçisi ise 17 yaşındaki oğlu Stanislav Girdaban. Annesinin atölyesinde ona yardımcı olan, gerektiğinde dükkanın sorumluluğunu üstlenen Stanislav, bu sanatın Anadolu'nun bir şehrinde icra edilmesinin çok kıymetli olduğunu düşünüyor. Sanatın sadece kapalı kapılar ardında değil, sokaklarda ve halkın içinde yaşatılmasının önemine değinen genç Girdaban, annesinin bu girişimiyle insanların hayatına küçük de olsa bir renk katmaktan büyük gurur duyduklarını dile getiriyor.
Sanatla gelen yeni bir yaşam biçimi
Çorum'un yerel sanat dokusuna farklı bir soluk getiren bu atölye, sadece hediyelik eşya veya tablo üretilen bir yer olmanın ötesine geçiyor. Liudmyla Girdaban, kristal taşların her zaman estetik bir duruş sergilediğini vurgulayarak, insanların kaliteli işlere olan ilgisinin kendisini motive ettiğini söylüyor. Her türlü deseni kristal taşlarla işleyebilme yeteneğine sahip olan sanatçı, hayata karşı duruşunu da bu titizlikle belirliyor. Sağlık sorunlarının ardından başladığı bu yeni meslek, onun için sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda hayata yeniden tutunmanın ve üretmenin en estetik yolu haline geldi. Girdaban ailesi, şimdi bu ışıltılı dünyayı daha geniş kitlelere ulaştırmanın heyecanını yaşıyor.