Eskişehir denilince akla gelen karasal iklimin aksine, Sarıcakaya ilçesi adeta bir vaha gibi farklı bir dünyaya kapı aralıyor. İlçeye bağlı Laçin mahallesinde çiftçilik faaliyetlerini sürdüren Erdem Öztürk, bölgenin bu kendine has mikroklima özelliğini zeytincilikte büyük bir avantaja dönüştürmüş durumda. Hobi olarak başladığı bu uğraşta, bugün yaklaşık 500 adet zeytin ağacına bakan Öztürk, elde ettiği yüksek rekolte ile dikkatleri üzerine çekiyor. Sakarya Nehri'nin bereketli sularının geçtiği havzada yer alan bu bahçeler, İç Anadolu'nun ortasında Akdeniz ikliminin tüm güzelliklerini yaşatıyor.
Verim çağındaki ağaçlar yüz güldürüyor
Öztürk'ün bakımını titizlikle sürdürdüğü zeytin ağaçları, şu an tam verim çağında olan 13-14 yaş aralığında bulunuyor. Her bir ağaçtan ortalama 30 kilogram ürün almayı başaran üretici, bu verimliliğin bölgenin iklimsel avantajlarından kaynaklandığını belirtiyor. Toplanan zeytinlerin bir kısmı sofralık olarak ayrılırken, büyük bir bölümü ise kaliteli zeytinyağına dönüştürülerek tüketicilerin beğenisine sunuluyor.
Kalite ve aroma fark yaratıyor
Bölgede üretilen zeytinlerin sadece miktar olarak değil, aynı zamanda yağ oranı ve aromatik kalitesiyle de öne çıktığını ifade eden Öztürk, Sarıcakaya ve çevre köylerin zeytincilik alanında ciddi bir potansiyel barındırdığını vurguluyor. Mikroklima ikliminin sağladığı bu özel koşullar, bölgeyi zeytin üretimi için cazip bir merkez haline getiriyor.
Gelecek vadeden bir tarım havzası
Sarıcakaya vadisinin sunduğu bu doğal imkanlar, yerel üreticiler için yeni bir gelir kapısı oluştururken, bölgenin tarımsal çeşitliliğine de önemli katkılar sağlıyor. Öztürk gibi üreticilerin özverili çalışmaları, bu özel havzanın zeytincilikte daha geniş kitlelerce tanınmasına ve bölge ekonomisinin güçlenmesine olanak tanıyor. İç Anadolu'nun bu gizli kalmış zeytin cenneti, her geçen yıl daha fazla verimle adından söz ettirmeye devam ediyor.