Ankara'da yaşayan 73 yaşındaki tiyatro eğitmeni Mahmut Topçu, hayatının son dönemini oldukça zorlu ve beklenmedik bir mücadeleyle geçiriyor. Emekli olmasına rağmen Hacettepe Üniversitesi bünyesinde tiyatro dersleri vermeye devam eden Topçu, kendi üzerine kayıtlı iki evi bulunmasına rağmen yaklaşık bir yıldır otel odalarında konaklamak zorunda kaldığını ifade ediyor. Ailesiyle yaşadığı derin fikir ayrılıkları ve ardından gelen hukuki süreçler, deneyimli akademisyeni evinden ve düzeninden kopararak hiç beklemediği bir yaşam mücadelesinin içine sürükledi.
Akademik kariyerden otel odasına uzanan süreç
Topçu'nun anlattığına göre, aile içindeki huzursuzluklar eşinin radyoda duyduğu bir haberle tetiklendi. Eşinin, alkol kullanımı veya aile içi geçimsizlik durumlarında uygulanabilecek yasal yaptırımlara dair duyduğu bilgiler, evdeki dengeleri tamamen değiştirdi. Bu süreçte eşi ve iki oğluyla yaşadığı gerilim, hakkında verilen uzaklaştırma kararlarıyla farklı bir boyuta taşındı. Topçu, kendisine herhangi bir savunma hakkı tanınmadan alınan bu kararların mağduriyetini yaşadığını savunuyor. Psikiyatrik muayenelerden geçtiğini ve sonuçların olumlu olduğunu belirten 73 yaşındaki eğitmen, parklarda yatan veya toplumla bağı kopuk bir kişi olmadığını, aksine hala öğrencilerine tiyatro eğitimi vermeye devam ettiğini vurguluyor.
Mülkiyet hakları ve aile içi çatışmalar
Yaşadığı mağduriyetin en somut örneklerinden birini mülkiyet hakları üzerinden açıklayan Topçu, eşinin oturduğu evin tapusunun kendisine ait olduğunu ancak buna rağmen bir yıldır eve uğramadığını belirtiyor. İkinci evinde ise durumun daha karmaşık olduğunu ifade eden Topçu, kiracının çıkması için önceden uyarıda bulunduğunu ancak eşi ve çocuklarının kendisinden habersiz şekilde kiracıyla yeni bir kontrat imzaladığını iddia ediyor. Kira bedelinin piyasa değerinin altında kaldığını ve kendi evinde oturma hakkının engellendiğini savunan Topçu, günlük bin lira ödeyerek kaldığı otel masraflarının emekli maaşıyla karşılanmasının imkansız hale geldiğini dile getiriyor.
Erkeğin korunma ihtiyacı ve evlatlarla yaşanan kopuş
Kadına yönelik şiddete karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Mahmut Topçu, aile mahkemelerinin ve Adalet Bakanlığının dikkatini çekmek istediği bir noktaya parmak basıyor: Erkeğin de korunmaya ihtiyacı olduğu durumlar. Geçmişte eşinin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını ve hastaneden rapor aldığını ancak şikayetçi olmadığını belirten Topçu, buna rağmen kendisinin uzaklaştırma kararlarıyla karşı karşıya kalmasını haksızlık olarak nitelendiriyor. Özellikle çocuklarıyla yaşadığı kopuşun kendisini derinden yaraladığını ifade eden akademisyen, mal mülk hırsının aile bağlarının önüne geçtiğini görmekten büyük üzüntü duyduğunu belirtiyor. Eşiyle boşanmanın bir şekilde mümkün olabileceğini ancak evlatlarla yaşanan bu kopuşun telafisinin olmadığını söyleyen Topçu, iletişim kanallarının tamamen kapalı olması nedeniyle artık bir çözüm yolu bulmakta zorlandığını ifade ediyor. Konuyla ilgili olarak ulaşılan eşi ise iddialar hakkında herhangi bir açıklama yapmayacağını belirterek sessiz kalmayı tercih etti.