Düzce’nin Akçakoca ilçesinde yaşayan iktisatçı Yıldız Füsun Sürücü, kariyerinin merkezinde yer alan ekonomi dünyasının karmaşasını geride bırakarak, kendisini tamamen toprağın ve sanatın iyileştirici gücüne adadı. Yıllarca rakamlarla uğraştıktan sonra evde geçirdiği boş vakitlerini daha verimli ve ruhunu dinlendirecek bir uğraşla değerlendirmek isteyen Sürücü, bugün kendi seramik dükkanında el emeği göz nuru eserler üretiyor. Taş boyama, mangala ve takı tasarımı gibi farklı el sanatlarıyla başlayan bu arayış, seramiğin büyüleyici dünyasıyla tanışmasıyla bambaşka bir boyuta evrildi. Akçakoca’da düzenlenen bir kursa katılarak temel teknikleri öğrenen Sürücü, kısa sürede bu tutkusunu profesyonel bir üretim sürecine dönüştürmeyi başardı.
Pandemi günlerinde filizlenen yeni bir yaşam
Seramik ile olan bağının aslında dört yıl öncesine, tüm dünyanın evlerine kapandığı pandemi dönemine dayandığını belirten Sürücü, bu süreci bir kaçış ve kendini keşfetme yolu olarak tanımlıyor. İktisatçı kimliğinin getirdiği disiplini sanatına yansıtan Sürücü, seramik yapmanın kendisi için maddi bir kazanç kapısından ziyade, zihinsel bir arınma ve stres atma yöntemi olduğunu vurguluyor. Üretmenin verdiği o eşsiz mutluluğun hiçbir maddi değerle ölçülemeyeceğini ifade eden sanatçı, çamurun şekillenmesiyle birlikte kendi iç dünyasındaki huzuru da yeniden inşa ettiğini dile getiriyor. Pandemi döneminin getirdiği belirsizlikleri, elindeki çamuru sanata dönüştürerek aşan Sürücü, bugün bu tutkusunu bir yaşam biçimi haline getirmiş durumda.
El emeğinin gerçek değeri ve üretim süreci
Ürettiği her bir parçanın arkasında uzun ve meşakkatli bir emek süreci olduğunu hatırlatan Sürücü, zaman zaman ürünlerinin fiyatları konusunda müşterilerle farklı bakış açılarına sahip olduklarını belirtiyor. Fabrikasyon üretimle el yapımı ürünlerin kıyaslanamayacağını savunan Sürücü, seramiğin her aşamasının büyük bir dikkat ve sabır gerektirdiğini ifade ediyor. İnsanların el emeği ürünlerin maliyetlerini bazen yüksek bulabildiğini ancak bu fiyatların sadece malzeme değil, aynı zamanda harcanan zaman ve emeğin bir karşılığı olduğunu vurguluyor. Butik ve kişiye özel tasarımlar üzerine yoğunlaşan Sürücü, her bir eserin tek ve benzersiz olması için büyük bir titizlikle çalıştığını belirtiyor.
Sipariş üzerine şekillenen butik üretim
Günümüzde üretiminin büyük bir kısmını özel siparişler üzerine kurgulayan Sürücü, hedef kitlesinin el yapımı ürünlerin değerini bilen ve kişiye özel tasarımlara önem veren kişilerden oluştuğunu ifade ediyor. Dükkanına gelen bazı müşterilerin fiyatlar karşısında şaşkınlık yaşayıp almaktan vazgeçtiğini ancak ürünlerin estetik ve kalitesinin herkes tarafından takdir edildiğini söylüyor. Sürücü, bu durumu doğal bir süreç olarak karşılıyor ve asıl odak noktasının, kendi estetik anlayışını yansıtan ve sahiplerine mutluluk verecek parçalar üretmek olduğunu belirtiyor. İktisatçı titizliğiyle başladığı bu serüvende, artık rakamların yerini estetik formlar ve renklerin aldığı bir yaşam süren Sürücü, Akçakoca’daki atölyesinde yeni eserler üretmeye ve sanatını geliştirmeye devam ediyor.