İzmit Körfezi'nin derinliklerinden çıkarılan ve yıllardır çevre yönetimi için büyük bir sorun teşkil eden dip çamuru, artık deniz ekosisteminin yeniden inşasında kilit bir rol oynuyor. Kocaeli Üniversitesi'nin öncülüğünde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) iş birliğiyle hayata geçirilen Kenar Etkisi projesi, atık yönetiminde ezber bozan bir yaklaşım sunuyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen sekiz seramik sanatçısı, körfezden çıkarılan bu çamuru işleyerek deniz canlılarına yuva olacak yapay resifler tasarladı. 19 Eylül tarihinde gerçekleştirilecek özel bir lansmanla, bu sanat eserleri su altı paraşütü sistemi kullanılarak körfezin 8, 13 ve 16 metre derinliklerine yerleştirilecek. Projenin en dikkat çekici yanı ise, dipten çıkarılan malzemenin yine aynı ekosisteme, bu kez yaşam alanı olarak geri kazandırılması; bu yöntem dünyada ilk kez uygulanıyor.
Sanatın ve bilimin denizdeki buluşması
Projenin yürütücülerinden Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Fatoş Su Özkarataş, çalışmanın sadece estetik bir kaygı taşımadığını, aksine çok katmanlı bir ekolojik farkındalık projesi olduğunu vurguluyor. Dört ana ayaktan oluşan bu kapsamlı restorasyon çalışmasında, seramik resiflerin yanı sıra dere ağızlarına yerleştirilen sanatsal enstalasyonlar da dikkat çekiyor. Bu enstalasyonlar, kentten denize ulaşan atıkları tutarak kirliliğin görünür kılınmasını sağlıyor. Özkarataş, denizden dönüştürülen malzemenin yine denizdeki canlılara yuva olarak sunulmasının, doğa ile kurulan bağın en somut göstergesi olduğunu ifade ediyor. İklim değişikliğine dikkat çeken kıyı enstalasyonları ve performans sanatçılarıyla desteklenen proje, çevre meselesinin sadece yerel değil, tüm insanlığı ilgilendiren evrensel bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.
Bir yıl sürecek bilimsel takip
Resiflerin deniz tabanına yerleştirilmesinin ardından başlayacak olan bir yıllık izleme süreci, projenin başarısını belirleyecek en kritik aşama olacak. DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, 2004 yılından bu yana İzmit Körfezi'nde dalış yaptığını ve son yıllarda biyolojik arıtma çalışmaları sayesinde dip canlılığında gözle görülür bir artış yaşandığını belirtiyor. Kulakaç, yerleştirilecek resiflerin dayanıklılığının ve deniz canlılarının bu yapılara tutunma süreçlerinin dalgıçlar tarafından düzenli olarak fotoğraf ve video kayıtlarıyla takip edileceğini söylüyor. Elde edilecek bilimsel veriler, projenin Kocaeli'nin diğer bölgelerine ve hatta Türkiye genelindeki uygun alanlara yaygınlaştırılması için bir rehber niteliği taşıyacak. Su altı canlılarının sığınacak alan bulma ihtiyacına yanıt veren bu çalışma, doğanın kendi atığını yine kendi iyileşmesi için kullanabileceğini kanıtlamayı amaçlıyor.
Ekosistemde gözlemlenen olumlu değişim
İzmit Körfezi'nde son dönemde gerçekleştirilen ileri biyolojik arıtma yatırımları, deniz ekosistemindeki iyileşmeyi hızlandırdı. Dip çamuru temizliğiyle birlikte deniz tabanındaki yaşamın çeşitlendiğini belirten uzmanlar, daha önce sayıları oldukça az olan türlerin popülasyonlarında artış gözlemlendiğini ifade ediyor. Kenar Etkisi projesi, bu iyileşme sürecini desteklemek adına yapay resiflerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Karada insanlara yaşam alanı sağlamak için evler inşa ediliyorsa, su altındaki canlılar için de benzer bir sorumlulukla hareket edilmesi gerektiğini savunan proje ekibi, bu çalışmanın başarılı olması durumunda tüm yapay resiflerin dip çamurundan üretilmesini hedefliyor. Doğa ile kurulan bu yeni ilişki biçimi, sadece bir temizlik projesi değil, aynı zamanda deniz ekosistemine karşı geliştirilen etik bir duruşun da simgesi haline geliyor.