Dünya Beyaz Baston Güvenlik Günü vesilesiyle bir açıklama yapan Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Gürbüz, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklara dikkat çekerek, kentlerin herkes için daha yaşanabilir ve erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Gürbüz, beyaz bastonun sadece bir araç değil, aynı zamanda bireyin özgürlüğünün ve sosyal hayata katılımının en temel sembolü olduğunu ifade etti. Ancak bu sembolün toplumda yeterince tanınmadığını ve sürücülerin bu konuda daha fazla farkındalık geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Kent yaşamında karşılaşılan fiziksel bariyerler
Görme engelli bireylerin bağımsız bir şekilde evlerinden çıkıp sosyal hayata karışabilmeleri için beyaz bastonun kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Gürbüz, şehir planlamasındaki eksikliklerin bu süreci ciddi şekilde sekteye uğrattığını dile getirdi. Özellikle kaldırımları işgal eden esnaf malzemeleri, hatalı park edilen araçlar, yanlış konumlandırılmış direkler ve ağaçlar, görme engelliler için aşılması güç engeller oluşturuyor. Ayrıca, hissedilebilir yüzeylerin ve kılavuz yolların eksikliği, görme engelli bireylerin güvenli bir şekilde hareket etmesini zorlaştırarak onları evlerine kapanmaya mecbur bırakıyor.
Sosyal hayata katılım bir lütuf değil haktır
Yerel yöneticilere ve tüm yetkili mercilere seslenen Ufuk Gürbüz, görme engellilerin de toplumun eşit birer parçası olduğunu hatırlatarak, yaşam alanlarının herkes tarafından özgürce kullanılabilmesi için gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiğini ifade etti. Gürbüz, görme engelliliğin bir tercih olmadığını vurgulayarak, toplumun her kesiminin bu erişilebilirlik sorumluluğunun bir parçası olması gerektiğini belirtti. Eve kapanmak veya yaşamdan kopmak istemediklerini dile getiren Gürbüz, sosyal varlıklar olarak herkes gibi eşit haklara sahip olduklarını ve bu hakların korunması için daha duyarlı bir kent kültürü oluşturulmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.
Farkındalık ve toplumsal sorumluluk çağrısı
Son olarak, sürücülerin ve vatandaşların beyaz baston kullanan bireylere karşı daha dikkatli ve anlayışlı davranması gerektiğinin altını çizen Gürbüz, erişilebilirliğin sadece fiziksel bir düzenleme değil, aynı zamanda bir zihniyet meselesi olduğunu belirtti. Kentlerin, engellerden arındırılmış bir şekilde yeniden tasarlanması, görme engelli bireylerin bağımsızlıklarını kazanmaları ve toplumsal hayata tam anlamıyla dahil olabilmeleri için hayati bir önem taşıyor. Yetkililerin bu çağrıya kulak vererek, engelsiz bir yaşam için somut adımlar atması bekleniyor.