Erzurum'un sert iklim koşullarında, üniversite yerleşkelerinde vakit geçiren öğrencilerin çevrelerindeki ağaçlara ve bitkisel dokuya karşı geliştirdikleri görsel algı, akademik bir araştırmanın merkezine yerleşti. Medine Çelik ve Hasan Yılmaz tarafından yürütülen ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Turkish Journal of Forest Science dergisinde yayımlanan çalışma, gençlerin doğaya bakışının sanılandan çok daha karmaşık ve değişken olduğunu kanıtlıyor. Araştırma, bireylerin akademik disiplinleri, yaşadıkları konut tipi ve cinsiyetleri gibi faktörlerin, bir ağacın formuna veya yaprak rengine verdikleri tepkiyi doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
Dört yüz öğrencinin gözünden peyzaj tercihleri
Çalışmanın metodolojisi, kampüs içindeki bitkisel çeşitliliğin öğrencilerin estetik algısı üzerindeki etkisini ölçmek üzerine kuruldu. Araştırmacılar, yerleşkede bulunan ağaçları form, yaprak ve çiçek renklerine göre detaylı bir şekilde fotoğraflayarak bir anket formu hazırladılar. Tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 400 öğrenci; Ziraat, Eğitim, Fen, Edebiyat, Hemşirelik, İlahiyat, Mühendislik, Veterinerlik, Güzel Sanatlar, Turizm, İletişim, Su Ürünleri, Mimarlık ve Tasarım, Eczacılık, İktisadi ve İdari Bilimler ile Sağlık Bilimleri fakültelerinden katılım sağladı. Katılımcılardan, kendilerine sunulan renkli görselleri etkisizlikten yüksek etkiye kadar uzanan bir ölçekte puanlamaları istendi. Bu süreç, öğrencilerin bitkisel materyallere karşı geliştirdikleri farkındalığın, eğitim aldıkları alanın doğasına göre nasıl şekillendiğini anlamak adına kritik bir veri seti oluşturdu.
Kentsel planlamada yeni bir bakış açısı ihtiyacı
Araştırmanın sonuçları, sadece estetik bir beğeni ölçümü olmanın ötesine geçerek kentsel planlama stratejileri için de önemli ipuçları sunuyor. Elde edilen veriler, ağaçlandırma politikalarının toplumun farklı kesimlerinin beklentilerini karşılayacak şekilde tasarlanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle yeşil alanlara erişimin artırılmasının, bireylerin doğaya dair algısını pozitif yönde dönüştürdüğü gözlemlendi. Uzmanlar, üniversite yerleşkelerinde görsel peyzajın yılın tamamına yayılması gerektiğinin altını çiziyor. Erzurum gibi soğuk iklim bölgelerinde, kış manzarasını güçlendiren düzenlemelerin yanı sıra, yazın formuyla, çiçekleriyle ve sonbaharda renk değiştiren yapraklarıyla dikkat çeken bitki türlerinin seçilmesi, görsel algı üzerinde çok daha güçlü bir etki yaratıyor.
Mekan kimliği ve bitkisel tasarımın gücü
Çalışmanın bir diğer dikkat çekici önerisi ise mekanların tanımlanmasıyla ilgili. Bazı özel alanlarda tek tür bitki kullanımıyla vurgulu ve tanımlı mekanlar oluşturulmasının, kampüsün genel estetik kimliğine katkı sağlayacağı belirtiliyor. Öğrencilerin ağaçlara olan ilgisinin, sadece görsel bir zevk değil, aynı zamanda yaşadıkları çevrenin niteliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Bu çalışma, kampüslerin sadece eğitim binalarından ibaret olmadığını, bitkisel tasarımların öğrencilerin psikolojik ve görsel dünyasında önemli bir yer tuttuğunu hatırlatıyor. Gelecekteki çevre düzenlemelerinde, bu tür akademik verilerin ışığında daha stratejik ve estetik odaklı adımlar atılması, yerleşke yaşam kalitesini yükseltecek temel unsurlardan biri olarak görülüyor.