Adana'nın Çukurova ilçesinde bulunan Oğuz Kağan Köksal Görme Engelliler İlkokulu ve Ortaokulu, sadece bir eğitim yuvası değil, aynı zamanda hayatın zorluklarına karşı geliştirilen güçlü bir dayanışma merkezine ev sahipliği yapıyor. Burada görev yapan 50 yaşındaki Sosyal Bilgiler Öğretmeni Alpay Şahin, 26 yıllık mesleki tecrübesini, kendisiyle aynı kaderi paylaşan 64 öğrencinin hayatına dokunmak için kullanıyor. Henüz 5 yaşındayken görme yetisini kaybeden Şahin, öğrencilerin yaşadığı her türlü zorluğu bizzat deneyimlemiş bir isim olarak, sınıfta sadece bir öğretmen değil, aynı zamanda bir yol arkadaşı olarak konumlanıyor. 16 yıldır aynı okulun çatısı altında yüzlerce mezun veren Şahin, öğrencilerine sadece akademik bilgi aktarmakla kalmıyor, onların gelecekte karşılaşacakları engelleri nasıl aşabileceklerine dair pratik bir rehberlik sunuyor. Öğrencileriyle kurduğu derin gönül bağı, eğitim sürecini çok daha anlamlı ve verimli bir noktaya taşıyor.
Kendi çocukluğundan gelen bir rol model olma arzusu
Alpay Şahin'in bu okula atanma süreci, aslında kendi çocukluk yıllarına uzanan bir vefa borcu ve sorumluluk bilinciyle şekillenmiş. Kariyerinin önceki dönemlerinde normal okullarda görev yapan Şahin, öğrencilerine daha yakın olabilmek ve onlara gerçek bir rol model teşkil edebilmek adına ısrarla bu özel eğitim kurumuna geçiş yapmayı talep etmiş. Kendi ilkokul yıllarını Gaziantep'teki bir görme engelliler okulunda geçiren Şahin, o dönemde kendisinin de görme engelli öğretmenleri örnek aldığını ve bu sayede geleceğe dair umut beslediğini ifade ediyor. Bugün aynı görevi üstlenerek öğrencilerine, engellerin başarıya engel olmadığını bizzat kendi hayatıyla kanıtlıyor. Şahin'e göre öğrenciler, farkında olsalar da olmasalar da onun her adımını, her başarısını ve zorluklarla mücadele yöntemini dikkatle gözlemliyorlar. Bu durum, çocukların ileride yaşayacakları olası zorluklarda Alpay hocalarının nasıl başardığını hatırlayarak kendi içlerindeki gücü keşfetmelerine olanak tanıyor.
Öğrencilerin gözünden okulun sağladığı güven ortamı
Okulun sunduğu bu özel atmosfer, öğrenciler üzerinde de oldukça olumlu bir etki yaratıyor. Daha önce normal okullarda eğitim gören birçok öğrenci, Oğuz Kağan Köksal Görme Engelliler İlkokulu ve Ortaokulu'na geçiş yaptıktan sonra kendilerini çok daha güvende ve başarılı hissettiklerini belirtiyor. Öğrencilerden Zeliha Döğer, okulunu ve öğretmenlerini birer umut kaynağı olarak tanımlarken, buradaki arkadaşlık ortamının ve öğretmenlerinin sunduğu desteğin eğitim hayatındaki en büyük motivasyon olduğunu vurguluyor. Döğer, benzer durumdaki diğer arkadaşlarına da bu okula gelmelerini tavsiye ederek, buradaki aidiyet duygusunun önemine dikkat çekiyor.
Eğitimde engelleri kaldıran güçlü bir bağ
Bir diğer öğrenci Elif Arfa ise, okulun kendisine kattığı değerleri büyük bir mutlulukla paylaşıyor. Eski okulunda yaşadığı zorlukların ardından bu okulda kendini çok daha rahat ifade edebildiğini belirten Arfa, öğretmenine duyduğu sevginin ve arkadaşlarıyla kurduğu iletişimin öğrenme sürecini nasıl hızlandırdığını anlatıyor. Alpay Şahin'in öğrencileriyle kurduğu bu samimi ve güvene dayalı ilişki, okulun sadece bir eğitim kurumu olmaktan çıkıp, öğrencilerin hayata hazırlandığı bir yaşam merkezine dönüşmesini sağlıyor. Şahin, öğrencilerine sadece Sosyal Bilgiler dersini öğretmiyor, aynı zamanda onlara kendi ayakları üzerinde durabilecekleri, özgüvenli bireyler olmaları için gerekli olan yaşam becerilerini de aşılıyor. Bu özel okul, Alpay Şahin gibi fedakâr öğretmenlerin rehberliğinde, görme engelli öğrencilerin potansiyellerini en üst seviyeye çıkarabilecekleri bir alan sunmaya devam ediyor.