Kastamonu’nun Daday ilçesinde sonbahar mevsiminin yüzünü göstermesiyle birlikte köylerde hummalı bir çalışma dönemi başladı. Çömlekçiler köyünde yaşayan kadınlar, kış aylarında sofralarını süsleyecek doğal ürünleri hazırlamak için bir araya gelerek geleneksel imece usulünü yaşatıyor. Bahçelerden toplanan taze elmalar, büyük bir titizlikle işlenerek kışlık stoklara dönüştürülüyor.
Doğal lezzetlerin zahmetli yolculuğu
Elma hasadının ardından başlayan süreç, oldukça emek isteyen aşamalardan oluşuyor. Toplanan meyveler önce ayıklanıyor ve doğranıyor, ardından büyük kazanlarda pişirilmeye bırakılıyor. Süzme işleminin ardından elde edilen saf elma suyu, odun ateşinde saatlerce kaynatılarak kıvam alması sağlanıyor. Mahiye Yılmaz, bu sürecin erik gibi diğer meyvelere göre çok daha uzun sürdüğünü ve sabır gerektirdiğini belirtiyor. İki gündür devam eden çalışmaların, ağaçlardaki meyveler bitene kadar süreceği ifade ediliyor.
Geleneksel yöntemlerle kışa hazırlık
Kazanlarda kaynatılan elma suyu, kıvamına göre ya pekmez olarak şişeleniyor ya da kurutularak pestil haline getiriliyor. Sadece elma ile sınırlı kalmayan bu kış hazırlıkları kapsamında, bölgede yetişen böğürtlen, kuşburnu, armut ve erik gibi meyveler de marmelat ve reçel olarak değerlendiriliyor. Mahiye Yılmaz, çiftliklerinde yetiştirdikleri doğal ürünleri kullanarak kışlık ihtiyaçlarını karşıladıklarını ve her türlü meyveyi değerlendirerek ziyan etmediklerini vurguluyor.
İmece ruhu sofralara taşınıyor
Kadınların omuz omuza vererek gerçekleştirdiği bu çalışma, sadece bir gıda hazırlığı değil, aynı zamanda kültürel bir dayanışma örneği olarak öne çıkıyor. Elmaların ağaçtan toplanmasından, odun ateşinde kaynatılmasına kadar geçen tüm aşamalar, geleneksel yöntemlerden ödün verilmeden gerçekleştiriliyor. Bu sayede kış aylarında tüketilecek olan elma ekşisi ve diğer doğal ürünler, hiçbir katkı maddesi içermeden, tamamen el emeğiyle hazırlanarak kışlık erzak depolarındaki yerini alıyor.