Batı Karadeniz bölgesini 11 Ağustos 2021 tarihinde etkisi altına alan ve büyük bir yıkıma yol açan sel felaketi, Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde unutulmayacak izler bıraktı. Felaketin üzerinden geçen zamana rağmen, ilçe genelinde yürütülen hummalı çalışmalarla hayat normale dönse de, bazı noktalar yaşanan afetin şiddetini gözler önüne sermeye devam ediyor. Özellikle Ezine Çayı çevresinde yer alan ve sel sularının getirdiği tonlarca alüvyonun altında kalan yapılar, bölgenin geçirdiği değişimin en somut kanıtı olarak dikkat çekiyor. Bu yapılar arasında en çok merak uyandıranı ise Bayramgazi köyünde bulunan ve neredeyse tamamı toprakla örtülen üç katlı bir bina oldu.
Felaketin sessiz tanığı: Toprağa gömülen yaşamlar
Binanın mevcut durumu, bölgeye gelen ziyaretçilerin ve yerel halkın ilgisini çeken hüzünlü bir manzara oluşturuyor. Selin ardından çaya inşa edilen tersip bendi, suyun taşıdığı toprak ve balçığın birikmesine neden olurken, bu süreçte üç katlı bina adeta yerin derinliklerine gömüldü. Bugün binanın sadece çatısı toprak yüzeyinde seçilebiliyor. Çevredeki vatandaşlar, binanın eski halini bildikleri için bu görüntü karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını ifade ediyor. Eskiden kivi bahçeleriyle çevrili olan ve yaşamın canlı olduğu bu alan, şimdi selin bıraktığı tortularla kaplı bir bataklık görünümünü andırıyor. Bölge sakinleri, binanın bahçesinde bulunan ağaçların ve tarım alanlarının da tamamen toprak altında kalarak yok olduğunu belirtiyor.
Hatıralar ve hüzün dolu bir geçmiş
Bölgede yaşayan Süleyman Yıldırım, binanın geçmişine dair önemli detaylar paylaşıyor. Yıldırım, buranın eskiden mera olarak kullanıldığını ve çocukluğunun bu topraklarda geçtiğini anlatırken, binanın aslında üç katlı olduğunu vurguluyor. Zonguldak'tan gelerek şehir hayatının yorgunluğunu burada atmak isteyen Saadettin Toros tarafından inşa edilen ev, kısa sürede büyük emeklerle kurulmuş bir yaşam alanıydı. Ancak sel felaketi, tüm bu hayalleri ve emeği bir anda silip süpürdü. Yıldırım, binanın sadece bir çatıdan ibaret olmadığını, alt katında dükkan, üst katlarında ise iki daire bulunduğunu hatırlatarak, o günleri anımsamanın kendileri için ne kadar üzücü olduğunu dile getiriyor. Bugün ise bu alan, felaketin boyutlarını anlamak isteyenlerin uğrak noktası haline geldi.
Ziyaretçilerin ilgi odağı oldu
Bozkurt'ta esnaflık yapan Muzaffer Demir ise ilçenin yaşadığı büyük dönüşüme dikkat çekiyor. Selin ardından devletin desteğiyle ilçenin yeniden ayağa kaldırıldığını ve eskisinden daha modern bir yapıya kavuştuğunu belirten Demir, buna rağmen selin izlerini taşıyan bu binanın unutulmaz bir simge olduğunu ifade ediyor. İnsanların bölgeye gelerek binanın fotoğraflarını çektiğini ve bu görüntülerin sel felaketini hatırlatan birer belge niteliği taşıdığını söylüyor. Demir, kendisinin bile zaman zaman bu noktaya gelerek yaşananları hafızasında tazelediğini ve bu durumun bölge halkı için hem bir hüzün kaynağı hem de atlatılan büyük tehlikenin bir hatırlatıcısı olduğunu belirtiyor. Binanın toprağa gömülü hali, doğanın gücü karşısında insanın ne kadar çaresiz kalabileceğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak varlığını sürdürüyor.