Havadis | Yaşam | Kırklareli'nin köyünde asırlık lezzet sırrı: Taş fırında pişen gerçek ekmek

Kırklareli'nin köyünde asırlık lezzet sırrı: Taş fırında pişen gerçek ekmek

Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Soğucak köyünde yaşayan 64 yaşındaki Güllü Saykaç, çocukluğundan miras kalan geleneksel yöntemlerle hazırladığı taş fırın ekmeğiyle hem sağlığı hem de unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri sofralara taşıyor.

Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Soğucak köyünde yaşayan 64 yaşındaki Güllü Saykaç, çocukluğundan miras kalan geleneksel yöntemlerle hazırladığı taş fırın ekmeğiyle hem sağlığı hem de unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri sofralara taşıyor.

Kırklareli'nin köyünde asırlık lezzet sırrı: Taş fırında pişen gerçek ekmek
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Soğucak köyünde yaşayan 64 yaşındaki Güllü Saykaç, modern dünyanın hızlı tüketim alışkanlıklarına inat, çocukluğundan bu yana süregelen geleneksel yöntemlerle ekmek yapımını sürdürüyor. Saykaç'ın kendi elleriyle hazırladığı ve taş fırında pişirdiği ekmekler, hem bölge halkının hem de ziyaretçilerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Yıllardır bu kadim geleneği yaşatan Saykaç, emeğin ve sabrın birleştiği bu sürecin, endüstriyel üretimden çok daha farklı bir lezzet profili sunduğunu vurguluyor.

Emek ve sabırla yoğrulan hamur

Ekmek yapım sürecini büyük bir titizlikle anlatan Güllü Saykaç, her şeyin bir ölçü tabağıyla başladığını belirtiyor. Yapılacak somun sayısına göre malzemelerini hazırlayan Saykaç, hamura maya ve sıcak su ekleyerek uzun süre yoğuruyor. Yoğurma işleminin ardından hamurun kabarması için yaklaşık bir saat bekletilmesi gerektiğini ifade eden Saykaç, bu aşamanın ekmeğin dokusu için kritik olduğunu belirtiyor. Hamur kıvamına geldikten sonra somunlar haline getirilerek fırınlanmaya hazır hale getiriliyor.

Taş fırının kendine has dokusu

Fırın hazırlığı da en az hamur yapımı kadar dikkat gerektiren bir süreç. Fırını yaktıktan sonra korları özenle temizleyen Saykaç, ekmekleri tek tek fırına yerleştiriyor. Yaklaşık bir buçuk saat süren pişirme aşamasının ardından, taş fırının o kendine has kokusu ve lezzeti ortaya çıkıyor. Saykaç, bu yöntemin ekmeğe kattığı doyuruculuğun ve sağlığın, marketlerde satılan fabrikasyon ürünlerle kıyaslanamayacağını dile getiriyor. Çocukluğunda annesinden öğrendiği bu zanaatı yaklaşık on yıldır profesyonelce icra eden Saykaç, geleneği yaşatmanın mutluluğunu yaşıyor.

Sağlıklı beslenmenin anahtarı

Kendi elleriyle hazırladığı ekmeklerin, doğal ve katkısız olması nedeniyle daha sağlıklı olduğunu belirten Saykaç, bu lezzeti gelecek nesillere aktarmanın önemine dikkat çekiyor. Taş fırın ekmeğinin sadece bir gıda değil, aynı zamanda bir kültür mirası olduğunu ifade eden Saykaç, köy hayatının sadeliğini ve doğallığını sofralara taşıyor. Soğucak köyündeki bu küçük fırın, her gün yayılan taze ekmek kokusuyla, geleneksel yöntemlerin değerini hatırlatan bir merkez haline gelmiş durumda.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız