Güzellik salonlarında ve kuaförlerde son dönemde yaşanan fiyat belirsizliği, tüketicilerin ciddi mağduriyetler yaşamasına neden oluyor. Özellikle saç boyama, balyaj ve özel bakım işlemleri gibi yüksek maliyetli hizmetlerde, işletmeler arasında uçurum seviyesinde fiyat farklılıkları gözlemleniyor. Sosyal medyaya yansıyan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir vakada, sadece bir boya ve balyaj işlemi için 23 bin lira gibi oldukça yüksek bir bedel talep edilmesi, sektördeki fiyatlandırma politikalarının ne kadar keyfi bir hal alabildiğini gözler önüne serdi. Benzer işlemler için piyasada 8 bin liradan başlayan ve 23 bin liraya kadar tırmanan geniş bir fiyat skalasının bulunması, tüketicilerin bütçesini zorlarken, hizmetin niteliği ile fiyat arasındaki dengenin de sorgulanmasına yol açıyor.
Sürpriz faturalara karşı önceden onay şartı
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, yaşanan bu fiyat karmaşasının temelinde şeffaflık eksikliğinin yattığını belirtiyor. İspirli, tüketicilerin kuaför koltuğuna oturmadan önce alacakları hizmetin toplam maliyetini net bir şekilde bilme hakkına sahip olduğunu vurguluyor. İşlem tamamlandıktan sonra saçın uzunluğu, kullanılan ekstra ürün miktarı veya beklenmedik bakım uygulamaları gibi gerekçelerle tüketicinin karşısına çıkarılan sürpriz faturalar, tüketici haklarına aykırı bir durum teşkil ediyor. İspirli, işletmelerin sundukları hizmetin bedelini işlem öncesinde açıkça bildirmesi ve herhangi bir ek hizmet söz konusu olduğunda mutlaka tüketicinin onayını alması gerektiğini ifade ediyor. Tüketicinin ne ödeyeceğini bilmeden hizmet alması, hem güven ilişkisini zedelemekte hem de ciddi uyuşmazlıklara zemin hazırlamaktadır.
Kayıt dışı ödemeler tüketiciyi savunmasız bırakıyor
Fiyatların yüksekliği kadar, yapılan ödemelerin belgelendirilmemesi de sektördeki en büyük sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. On binlerce lirayı bulan kuaför harcamalarına rağmen, birçok işletmenin fiş veya fatura vermekten kaçındığına dair şikayetler artış gösteriyor. İspirli, bu durumun sadece kamuyu vergi kaybına uğratmakla kalmadığını, aynı zamanda bir uyuşmazlık durumunda tüketicinin elinde hakkını arayabileceği hiçbir yasal dayanak bırakmadığını belirtiyor. Vatandaşların ödedikleri her kuruşun karşılığında mutlaka fatura veya fiş talep etmeleri gerektiğini hatırlatan İspirli, belge vermeyen işletmelerin ilgili mercilere bildirilmesi konusunda tüketicileri cesaretlendiriyor. Kayıt dışı işlemler, hizmet kalitesinden memnun kalınmadığında veya bir sorun yaşandığında tüketicinin yasal yollara başvurmasını imkansız hale getiriyor.
Denetim ve şeffaflık çağrısı
Sektördeki haksız rekabetin ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesi için denetimlerin sıkılaştırılması gerektiği ifade ediliyor. Kuaför ve güzellik salonlarında fiyat tarifelerinin, müşterilerin rahatlıkla görebileceği ve inceleyebileceği alanlarda sergilenmesi, şeffaf bir ticaret ortamı için zorunluluk arz ediyor. İspirli, kimsenin emeğinin karşılığını almasına karşı olmadıklarını, ancak bu sürecin adil bir rekabet ortamında ve yasal sınırlar içerisinde yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Fiyatların şeffaf, hizmetlerin kayıtlı ve rekabetin adil olduğu bir sistemin hem esnafı hem de tüketiciyi koruyacağını belirten TÜKODER, vatandaşların sahipsiz olmadığını hatırlatarak, hak arama süreçlerinde kararlı olunması gerektiğinin altını çiziyor. Tüketicilerin bilinçli hareket etmesi ve haklarını talep etmesi, sektördeki bu keyfi uygulamaların son bulması için en etkili yol olarak görülüyor.