Havadis | Yaşam | Küçük Kerem'in yarım kalan hayali: Işınlanıp dünyadaki tüm savaşları bitirmek istiyordu

Küçük Kerem'in yarım kalan hayali: Işınlanıp dünyadaki tüm savaşları bitirmek istiyordu

Kahramanmaraş'ta okulunda yaşanan elim saldırı sonucu hayatını kaybeden 10 yaşındaki Kerem Erdem Güngör, geride bıraktığı merhamet dolu notlarıyla yürekleri dağladı. Oğlunun anısını evinin her köşesinde yaşatan anne Yasemin Güngör, Kerem'in dünyayı iyileştirme hayalini ve yaşadıkları derin acıyı paylaştı.

Kahramanmaraş'ta okulunda yaşanan elim saldırı sonucu hayatını kaybeden 10 yaşındaki Kerem Erdem Güngör, geride bıraktığı merhamet dolu notlarıyla yürekleri dağladı. Oğlunun anısını evinin her köşesinde yaşatan anne Yasemin Güngör, Kerem'in dünyayı iyileştirme hayalini ve yaşadıkları derin acıyı paylaştı.

Küçük Kerem'in yarım kalan hayali: Işınlanıp dünyadaki tüm savaşları bitirmek istiyordu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta 15 Nisan tarihinde meydana gelen ve bir okulun güvenli ortamını kana bulayan saldırı, henüz on yaşındaki Kerem Erdem Güngör'ü hayattan kopardı. Aradan geçen beş aya rağmen acısı ilk günkü tazeliğini koruyan küçük Kerem, geride sadece hüzünlü bir boşluk değil, aynı zamanda yaşına göre oldukça derin ve insani bir vizyon bıraktı. Ailesi, evlerinin her odasını Kerem'in fotoğraflarıyla donatarak onun hatırasını canlı tutmaya çalışırken, küçük çocuğun bir kitabının kenarına düştüğü not, onun ne kadar büyük bir kalbe sahip olduğunu gözler önüne serdi. Kerem, o notta ışınlanabilmeyi ve bu sayede dünyadaki tüm savaşları durdurabilmeyi dilediğini yazmıştı.

Merhamet dolu bir çocukluk

Kerem'in annesi Yasemin Güngör, oğlunun sadece fiziksel güzelliğiyle değil, karakteriyle de çevresine ışık saçan bir çocuk olduğunu ifade ediyor. Pamuk gibi yanakları ve sevgi dolu bakışlarıyla herkesin gönlünü kazanan Kerem, arkadaşlık ilişkilerinde de son derece korumacı ve affedici bir yapıya sahipti. Anne Güngör, oğlunun merhametini şu sözlerle anlatıyor: Bir futbol maçında tuttuğu takım kazandığında bile karşı tarafın üzülmesine dayanamazdı. Okulda arkadaşları ona yanlışlıkla zarar verdiğinde veya oyun sırasında bir çelme takıldığında, kimin yaptığını asla söylemez, arkadaşını korumak adına her zaman affedici olmayı seçerdi. Onun bu naif ve egoistlikten uzak yapısı, çevresindeki herkesin ona karşı derin bir sevgi beslemesini sağlıyordu.

Teslimiyet ve adalet arayışı

Oğlunun kaybıyla sarsılan aile, inançlarının verdiği güçle ayakta kalmaya çalışıyor. Yasemin Güngör, yaşadıkları süreci Hazreti Hacer'in teslimiyetine benzeterek, evlatlarını sevgili Peygamberimize yoldaş olarak gönderdiklerine inandıklarını belirtiyor. Ancak bu manevi teslimiyet, hukuki süreçteki kararlılıklarını gölgelemiyor. Aile, Kerem'in hakkını aramak ve adaletin yerini bulmasını sağlamak için mücadelesini sürdüreceğini vurguluyor. Evin her köşesinde, duvarlarda asılı duran fotoğrafları ve eşyalarıyla Kerem, ailenin her ferdinin zihninde ve kalbinde yaşamaya devam ediyor. Onu artık meleklerin sevip öptüğüne inanan anne, bu dünyada geçirdikleri on yılın her anını büyük bir özlemle yad ediyor.

Okullar güvenli yuvalar olmalı

Anne Yasemin Güngör'ün en büyük temennisi, başka hiçbir ailenin benzer bir acıyla sınanmaması ve hiçbir çocuğun okul çatısı altında zarar görmemesi. Okulların çocuklar için en güvenli, en huzurlu ve neşeyle gidilen yuvalar olması gerektiğini belirten Güngör, bu konuda toplumsal bir duyarlılık çağrısında bulunuyor. Kerem'in kitabına yazdığı o masum not, aslında tüm dünyanın ihtiyacı olan barış ve sevgi mesajını taşıyordu. Henüz on yaşındayken savaşları durdurmayı hayal eden bir çocuğun, kendi okulunda böyle bir şiddetle karşılaşması, yaşanan trajedinin boyutlarını daha da derinleştiriyor. Aile, Kerem'in bu güzel hayalini ve merhamet dolu mirasını, onun anısını yaşatarak gelecek nesillere taşımayı hedefliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız