Havadis | Yaşam | Kuşadası'nda 51 Dönümlük Dip Taraması Tartışması Deniz Çayırları İçin Bilimsel Veri Şart

Kuşadası'nda 51 Dönümlük Dip Taraması Tartışması Deniz Çayırları İçin Bilimsel Veri Şart

İskele projesi, deniz çayırları üzerindeki muhtemel etkileriyle tartışma konusu oldu.

İskele projesi, deniz çayırları üzerindeki muhtemel etkileriyle tartışma konusu oldu.

Kuşadası'nda 51 Dönümlük Dip Taraması Tartışması Deniz Çayırları İçin Bilimsel Veri Şart
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kuşadası'nda çevre ve ekonomi dengesi yeniden tartışmaya açıldı. Liman kapasitesini artırmayı hedefleyen yeni iskele projesi, bölgedeki hassas deniz çayırlarının geleceği konusunda endişe yaratırken, doğa koruma dernekleri yetkililere bilimsel verilere dayanmayan hiçbir adımın atılmaması gerektiği çağrısında bulundu.

Aydın'ın Kuşadası ilçesinde denizel ekosistemlerin korunması ve kıyı topluluklarının sürdürülebilir kalkınmadaki rolünün ele alındığı "Mavi Ormanlar" söyleşisinin hemen ardından, Kuşadası Limanı Kapasite Artışı ve Dip Tarama Projesi kapsamında planlanan 3. İskele için gerçekleştirilen ÇED toplantısı, gözleri yeniden denizlerin altındaki yaşama çevirdi. Toplantıda proje sunumunun ardından sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve şirket yetkilileri görüşlerini aktardı. Katılımcıların büyük bölümü, projenin Kuşadası'nın yaşanabilir kent kimliğini olumsuz etkileyebileceğini ve çevresel açıdan önemli riskler oluşturabileceğini dile getirdi. Proje kapsamında 300 metre uzunluğunda ve 15 metre genişliğinde bir iskele yapılması planlanırken, yaklaşık 51 dönümlük alanda dip taraması gerçekleştirileceği ve çalışma sonucunda yaklaşık 113 bin metrekare tarama malzemesi çıkarılacağı belirtildi. Ancak toplantıda, ortaya çıkacak tarama malzemesinin nerede ve nasıl bertaraf edileceğine ilişkin yeterli açıklama yapılamadığı ifade edildi.

Mavi Karbon Deposu Tehdit Altında

EKODOSD tarafından yapılan değerlendirmede, projenin yalnızca inşaat boyutuyla değil, dip taramasının denizel ekosistem üzerindeki muhtemel etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekildi. Dip taramasının yapılacağı bölgede Akdeniz'in en önemli deniz çayırı türlerinden Posidonia oceanica'nın bulunduğu belirtilirken, bu bitkilerin çok sayıda deniz canlısına beslenme, üreme ve barınma alanı sağladığı vurgulandı. Deniz çayırlarının aynı zamanda karbonu bünyelerinde ve oluşturdukları sedimentlerde uzun süre depolayarak iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol üstlendiği ifade edildi. Uzmanlar, dip taraması sırasında oluşabilecek bulanıklılık, sediment taşınımı ve birikiminin suyun ışık geçirgenliğini azaltabileceğini, bunun da yalnızca tarama yapılan bölgedeki değil çevredeki deniz çayırlarının da zarar görmesine neden olabileceğini belirtti.

"Geri Dönüşü Olmayan Kayıplar Yaşanabilir"

Söyleşi kapsamında WWF-Türkiye Deniz ve Biyoçeşitlilik Uzmanı Ebru Çelik, "Mavi Ormanlar ve Kıyı Toplulukları İçin Alternatif Gelir Kaynaklarının Dönüşümü" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, WWF-Türkiye tarafından yürütülen Mavi Ormanlar Projesi'nin Türkiye'deki pilot alanları arasında yer alan Dilek Yarımadası Milli Parkı özelinde, kıyı topluluklarının denizel ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimindeki rolü ele alındı. Toplantıda, yerel paydaşların katılımıyla geliştirilen alternatif geçim kaynakları yaklaşımı değerlendirilirken, mavi karbon ekosistemlerinin iklim değişikliğiyle mücadele ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıları üzerinde duruldu.

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ekonomik faaliyetlerle doğa koruma arasında mutlaka bir denge kurulması gerektiğini ancak bu dengenin geri dönüşü olmayan ekolojik kayıplar pahasına sağlanamayacağını vurguladı. Sürücü, "Kuşadası'nın geleceği açısından ekonomik faaliyetler ile doğa koruma arasında bir denge kurulması zorunludur. Ancak bu denge, geri dönüşü olmayan ekolojik kayıplar oluşturabilecek etkilerin göz ardı edilmesiyle sağlanamaz. Özellikle deniz çayırları gibi hassas ve korunması gereken ekosistemlerin bulunduğu alanlarda, bilimsel veriler esas alınmalı; dip taramasının ve 3. İskele projesinin denizel ekosistem üzerindeki etkileri bütüncül olarak değerlendirilmeli, doğaya zarar verecek bu tür projelere izin verilmemelidir. Kuşadası'nın geleceği, denizinin ve kıyılarının geleceğinden ayrı düşünülemez" dedi.

Söyleşinin ardından Ebru Çelik, katılımcıların sorularını yanıtlarken, EKODOSD gönüllüsü ve Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencisi Elif Deniz Nur tarafından kendisine teşekkür belgesi takdim edildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız