Medical Park Samsun Hastanesi bünyesinde Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. İlhan Karabıçak, ameliyathane ışıklarının altındaki yoğun temposundan fırsat bulduğu her anı, Karadeniz'in el değmemiş doğasını keşfetmek için kullanıyor. Profesyonel fotoğrafçılık ekipmanlarıyla birlikte bölgenin yaban hayatını belgelemeyi bir tutku haline getiren Karabıçak, son olarak arkadaşlarıyla birlikte Karagöl Dağları'nın zirvelerine doğru bir keşif yolculuğuna çıktı. Bu zorlu tırmanış, beklenmedik ve oldukça nadir bir karşılaşmaya sahne oldu.
Sabahın ilk ışıklarında gelen sürpriz ziyaret
Sabahın henüz ilk saatlerinde, kurdukları kampın çevresinden gelen hareketlilikle uyanan ekip, çadırlarının hemen yakınında büyük bir sürprizle karşılaştı. Yaklaşık 20 bireyden oluşan bir çengel boynuzlu dağ keçisi sürüsü, dağın sarp yamaçlarında büyük bir çeviklikle ilerliyordu. Doç. Dr. Karabıçak, o anları hayatının en güzel sürprizlerinden biri olarak tanımlarken, doğanın bu eşsiz gösterisini profesyonel objektifiyle saniye saniye ölümsüzleştirdi. Karabıçak, bu görüntüleri Doğadaki Cerrah ismiyle açtığı sosyal medya hesapları üzerinden doğa tutkunlarıyla paylaşmayı da ihmal etmiyor.
Sarp kayalıkların gizemli sakinleri
Halk arasında şamua veya kırkeçi olarak da bilinen bu özel tür, Dünya Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) Kırmızı Listesi'nde yer alarak koruma altındaki statüsünü sürdürüyor. İsimlerini boynuzlarının uç kısımlarının geriye doğru çengel gibi bükülmesinden alan bu canlılar, Türkiye'nin en yüksek ve ulaşılması en güç dağlık bölgelerinde yaşamlarını idame ettiriyorlar. Karadeniz'in dik yamaçlarında, insanların adım atmasının dahi imkansız olduğu buzlu ve kayalık zeminlerde, özel anatomik yapıları sayesinde büyük bir rahatlıkla hareket edebiliyorlar.
Doğanın izini sürmeye devam edecek
Doç. Dr. İlhan Karabıçak, cerrahlık mesleğinin getirdiği disiplini doğa gözlemlerine de yansıttığını belirtiyor. Samsun ve çevresi başta olmak üzere Karadeniz'in tüm doğal güzelliklerini ve yaban hayatını kayıt altına alma hedefiyle yola çıkan Karabıçak, arkadaşlarıyla birlikte yeni rotalar belirleyerek bu keşif yolculuklarını sürdürmeye kararlı. Yaban hayatının korunması ve farkındalık oluşturulması adına yaptığı bu çalışmalar, bölgedeki ekosistemin zenginliğini gözler önüne sererken, aynı zamanda doğa severler için de önemli bir görsel arşiv niteliği taşıyor.