Havadis | Yaşam | Perdeyle ayrılmış 18 metrekarelik yaşam alanında tıp hayali kurdu: Depremin gölgesinde gelen büyük başarı

Perdeyle ayrılmış 18 metrekarelik yaşam alanında tıp hayali kurdu: Depremin gölgesinde gelen büyük başarı

Hatay'da 6 Şubat depremlerinin ardından üç yıldır konteyner kentte yaşam mücadelesi veren 17 yaşındaki Hasan Akdeniz, imkansızlıkları aşarak Türkiye 434'üncüsü oldu. Perdeyle bölünmüş dar bir alanda günde 10 saat ders çalışarak tıp fakültesini tam burslu kazanan Akdeniz, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyerek ailesine büyük bir gurur yaşattı.

Hatay'da 6 Şubat depremlerinin ardından üç yıldır konteyner kentte yaşam mücadelesi veren 17 yaşındaki Hasan Akdeniz, imkansızlıkları aşarak Türkiye 434'üncüsü oldu. Perdeyle bölünmüş dar bir alanda günde 10 saat ders çalışarak tıp fakültesini tam burslu kazanan Akdeniz, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyerek ailesine büyük bir gurur yaşattı.

Perdeyle ayrılmış 18 metrekarelik yaşam alanında tıp hayali kurdu: Depremin gölgesinde gelen büyük başarı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Hatay'ın Antakya ilçesinde 6 Şubat depremlerinin ardından hayatları tamamen değişen Akdeniz ailesi için, üç yıl süren konteyner kent yaşamı, beklenmedik bir başarı hikayesine dönüştü. Ailenin 17 yaşındaki ferdi Hasan Akdeniz, evlerinin yıkılmasıyla başlayan zorlu süreçte, eğitim hayatını aksatmamak adına büyük bir fedakarlık örneği sergiledi. Altı kişilik ailesiyle birlikte yaşamını sürdürdüğü 18 metrekarelik konteynerde, çalışma alanı yaratmak için odasını bir perdeyle ikiye bölmek zorunda kalan genç öğrenci, tüm olumsuzluklara rağmen hedeflerine odaklanmayı başardı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) iki yıl önceden hazırlanmaya başlayan Hasan, klimasız ve dar bir ortamda, yaz aylarının kavurucu sıcağına rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Bu azimli çalışma temposu, onu Türkiye genelinde 434'üncü sıraya taşıyarak sayısal alanda Hatay birincisi olmasını sağladı.

Zorlu şartlarda filizlenen tıp hayali

Depremin yarattığı maddi ve manevi yıkımın ortasında, Hasan Akdeniz için tıp fakültesi sadece bir okul değil, aynı zamanda geleceğe dair en büyük motivasyon kaynağıydı. Günlük 10 ile 12 saat arasında değişen yoğun bir çalışma programı uygulayan genç, gece saat 02.00'de bile ışığı açık olan çalışma masasında geleceğini inşa ediyordu. Başlangıçta altı kişinin bir arada kaldığı konteynerde ders çalışmanın imkansızlığını fark eden aile, komşularının taşınmasıyla boşalan diğer konteyneri Hasan'ın çalışma odası haline getirdi. Ancak bu yeni alan da konforlu değildi; kliması bulunmayan ve yazın bunaltıcı sıcaklığıyla mücadele edilen bu küçük mekanda, Hasan sadece bir vantilatörün yardımıyla saatlerce test çözdü. O, bu süreci bir engel olarak değil, başarısına giden yolda aşılması gereken bir basamak olarak gördü.

Aile desteği ve kararlılığın zaferi

Baba Levent Akdeniz, deprem gecesi nöbette olduğu için çocuklarının yaşadığı korkuyu derinden hisseden bir ebeveyn olarak, oğlunun başarısının aileleri için bir teselli kaynağı olduğunu belirtiyor. Evlerinin ağır hasar alıp yıkılmasının ardından konteyner kentte başlayan yeni yaşam düzeninde, Hasan'ın başarısı tüm aileye umut aşıladı. Baba Akdeniz, oğlunun gece geç saatlere kadar süren çalışma disiplinine bizzat şahit olduğunu ve bu azmin, depremin acılarını bir nebze olsun hafiflettiğini ifade ediyor. Hasan'ın İstanbul'daki özel bir üniversitenin tıp fakültesine tam burslu olarak yerleşmesi, sadece onun değil, tüm ailenin deprem sonrası yaşadığı travmayı aşma noktasında önemli bir dönüm noktası oldu.

Gelecek nesillere ilham veren bir hikaye

Başarısını, net bir hedef belirlemeye ve bu hedefe olan sarsılmaz inanca bağlayan Hasan Akdeniz, sınava hazırlanan diğer gençlere de önemli tavsiyelerde bulunuyor. Fiziksel şartların zorluğunun, insanın içindeki çalışma arzusunu engelleyemeyeceğini vurgulayan genç tıp adayı, hedefi olan her öğrencinin motivasyonunu yüksek tutması gerektiğini belirtiyor. Türkiye'nin en iyi tıp fakültelerinden birine girmeye hak kazanan Akdeniz, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen pes etmemenin, başarının anahtarı olduğunu kanıtladı. Şimdi ise önünde, gece gündüz demeden emek verdiği tıp eğitimine başlama heyecanı var. Hasan'ın bu hikayesi, sadece bir sınav başarısı değil, aynı zamanda yıkımın içinden yükselen bir azim ve umut sembolü olarak Hatay'daki diğer gençlere de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız