Adana'nın Saimbeyli ilçesinde gece saat 04.02 sularında yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen 5.0 büyüklüğündeki deprem, bölge genelinde kısa süreli bir panik havası yarattı. Sarsıntı sadece Adana'da değil, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep gibi çevre illerde de hissedildi. Neyse ki, ilk belirlemelere göre herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadı. Ancak bu durum, bölgedeki sismik hareketliliğin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Sismik hareketlilik neden durmuyor?
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, yaşanan bu sarsıntının aslında beklenen bir gelişme olduğunu belirtti. Dr. Tatar, bölgedeki fay hatlarının birbirini tetikleme mekanizmasına dikkat çekerek, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük depremlerin ardından bölgedeki enerji birikiminin hala boşalmaya devam ettiğini ifade etti. Fay hatlarının birbirini tetiklemesi sonucu oluşan bu enerji transferinin, irili ufaklı sarsıntıları kaçınılmaz kıldığını vurgulayan uzmanlar, bölge halkının bu gerçeği kabullenerek yaşamını sürdürmesi gerektiğini belirtiyor.
Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek
Dr. Mehmet Tatar, depremin kendisinden ziyade yapı stokunun güvenliğinin hayati önem taşıdığını hatırlatarak, deprem öldürmez bina öldürür gerçeğini bir kez daha yineledi. Saimbeyli'de yaşanan orta şiddetli sarsıntının, sağlam binalar üzerinde ciddi bir hasar oluşturmayacağını belirten Tatar, asıl riskin yapı kalitesinden kaynaklandığını vurguladı. Özellikle Yumurtalık-Karataş fay hattı gibi bölgelerde yaşanabilecek olası sarsıntılara karşı, güvenli binalarda oturmanın korkuyu azaltan en önemli faktör olduğunu dile getirdi.
Artçı sarsıntılar sürecek
Bölgedeki enerji birikiminin henüz tamamen sönümlenmediğini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası yetkilileri, önümüzdeki günlerde de artçı depremlerin devam etmesinin beklendiğini ifade ediyor. Fay hatlarının koca bir bloğu tetikleme potansiyeli taşıdığı bu süreçte, vatandaşların tedbirli olmaları ve deprem bilinciyle hareket etmeleri gerektiği vurgulanıyor. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini belirten uzmanlar, yapı denetimlerinin ve bina güçlendirme çalışmalarının önemine dikkat çekerek, depremle yaşamayı öğrenmenin tek yolunun hazırlıklı olmaktan geçtiğini belirtiyor.