Çorum'da yaşayan 57 yaşındaki Vahap Akyol, uzun yıllar sürdürdüğü iş hayatına nokta koyduktan sonra hayatının en ilginç ve heyecan verici dönemlerinden birine adım attı. Hitit Üniversitesi'nde eğitim gören 19 yaşındaki oğlu Yiğithan Akyol ile bir gün evde sohbet ederken, boş zamanlarını nasıl değerlendirebileceği üzerine şakalaşmaya başladı. Bu samimi ve esprili diyalog, kısa sürede ciddi bir karara dönüştü ve baba Akyol, yıllar sonra yeniden öğrencilik sıralarına dönmek için kolları sıvadı. Sınav sürecine büyük bir kararlılıkla hazırlanan Vahap Akyol, gösterdiği çabanın karşılığını alarak üniversite kapılarını aralamayı başardı.
Bir şakadan doğan akademik yolculuk
Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Vahap Akyol, Hitit Üniversitesi Ekolojik Bina Teknikerliği Bölümü'ne yerleşerek akademik kariyerine ilk adımı attı. Oğlu Yiğithan Akyol ise aynı üniversitenin İnşaat Bölümü'nde ikinci sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyordu. Artık baba ve oğul, sadece evde değil, aynı zamanda kampüsün koridorlarında ve dersliklerinde de bir araya gelmeye başladılar. Vahap Akyol, eğitim sürecinin ilk haftalarında biraz zorlansa da genç arkadaşlarının desteği ve oğlunun motivasyonuyla adaptasyon sürecini hızla atlattı. Kırk yıl aradan sonra yeniden ders kitaplarıyla buluşmanın heyecanını yaşayan Akyol, özellikle çevreci yaklaşımları ve sürdürülebilir mimariyi öğrenmekten büyük keyif aldığını belirtiyor.
Kampüste baba-oğul dayanışması
Üniversite hayatının sadece derslerden ibaret olmadığını vurgulayan baba Akyol, kampüs ortamında gençlerle kurduğu iletişimin kendisini zinde tuttuğunu ifade ediyor. Ders aralarında oğluyla çay içip sohbet etmek, akademik konularda fikir alışverişinde bulunmak ve kampüs yaşamını birlikte deneyimlemek, baba-oğul arasındaki bağı daha da güçlendirdi. Vahap Akyol, unuttuğu bilgileri hatırlamakta zorlandığı anlarda sınıf arkadaşlarından yardım almaktan çekinmediğini, bu durumun kuşaklar arası güzel bir dayanışmaya dönüştüğünü dile getiriyor. Ekolojik Bina Teknikerliği bölümünü özellikle tercih ettiğini belirten Akyol, doğayla uyumlu yapıların geleceğimiz için ne kadar önemli olduğunun bilinciyle hareket ettiğini vurguluyor.
Okumanın yaşı olmadığını kanıtladılar
Oğlu Yiğithan Akyol ise babasıyla aynı çatı altında eğitim görmenin tarif edilemez bir mutluluk olduğunu belirtiyor. Birçok gencin babasıyla vakit geçirmekte zorlandığı bir dönemde, babasıyla aynı sırayı paylaşmanın ve ortak bir hedef için çalışmanın kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ediyor. Yiğithan, babasının bu azminin çevresindeki diğer öğrencilere de örnek teşkil ettiğini ve okumanın yaşının olmadığının en somut kanıtı olduğunu söylüyor. Baba ve oğul, her sabah birlikte yola çıkarak kampüse gidiyor ve gün boyu süren eğitim maratonunu birbirlerine destek olarak tamamlıyorlar. Bu sıra dışı hikâye, sadece bir ailenin değil, aynı zamanda öğrenme tutkusunun her yaşta canlı kalabileceğinin en güzel göstergesi olarak dikkat çekiyor.