Çalışma hayatında sıkça karşılaşılan ve genellikle işçinin rızasıyla gerçekleştiği düşünülen sigortasız çalışma durumu, aslında hukuki açıdan hiçbir geçerliliği olmayan ciddi bir risk alanı oluşturuyor. Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, konuyla ilgili yaptığı kapsamlı açıklamada, sigortalı çalışmanın bir tercih değil, anayasal bir hak ve zorunluluk olduğunu hatırlattı. Özellikle emekli maaşı alanlar veya sosyal yardım programlarından yararlanan bireylerin, hak kaybına uğramamak adına kayıt dışı çalışmaya yöneldiği gözlemlenirken, Durmuş bu durumun ileride telafisi imkansız mağduriyetlere yol açabileceği konusunda uyardı. İşverenlerin bu tür taleplere boyun eğmesinin, ileride karşılaşacakları ağır idari yaptırımların kapısını araladığını belirten Durmuş, sigorta sisteminin hem işçiyi hem de işletmeyi koruyan bir kalkan olduğunu ifade etti.
Kayıt dışı çalışmanın bireysel ve toplumsal maliyeti
Kayıt dışı istihdam, bireyleri sosyal güvenlik şemsiyesinin tamamen dışına iterek onları en savunmasız oldukları anlarda desteksiz bırakıyor. Sigortasız çalışan bir birey, emeklilik hakkından mahrum kalmanın yanı sıra, iş göremezlik durumunda malullük aylığı alamıyor. Daha da önemlisi, vefat durumunda geride kalan aile bireylerine ölüm aylığı bağlanması mümkün olmuyor. Ayrıca, işsizlik sigortasından yararlanamayan bu kişiler, Genel Sağlık Sigortası primlerini kendi ceplerinden ödemek zorunda kalarak ciddi bir ekonomik yük altına giriyorlar. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi temel özlük haklarından da yoksun kalan çalışanlar, aslında kısa vadeli bir kazanç uğruna tüm geleceklerini riske atıyorlar. Makroekonomik ölçekte ise bu durum, piyasa dengesini bozarak haksız rekabete yol açıyor ve vergi kaybı üzerinden ülkenin sosyal güvenlik sistemindeki çalışan-emekli dengesini ciddi şekilde sarsıyor.
İşverenler için ağır yaptırımlar ve banka zorunluluğu
SGK'nın temel yaklaşımının cezalandırmaktan ziyade rehberlik etmek olduğunu vurgulayan Nizamettin Durmuş, buna rağmen kayıt dışı istihdamın tespit edilmesi durumunda işletmelerin karşı karşıya kalacağı yaptırımların oldukça ağır olduğunu belirtti. Tespit edilen kayıt dışı istihdam, işletmelerin prim teşviklerinin iptal edilmesine, yüksek idari para cezalarına ve olası iş kazalarında ticari faaliyetlerin durma noktasına gelmesine neden olabiliyor. Şeffaflığı artırmak adına atılan adımlardan biri olan banka kanalıyla ödeme zorunluluğu ise, 3 ve daha fazla işçi çalıştıran tüm işletmeler için yasal bir mecburiyet teşkil ediyor. Bu kurala uymayan işverenler, her bir çalışan ve her bir ihlal ayı için katlanarak artan idari para cezalarıyla karşılaşıyor. İşverenlerin bu yasal yükümlülükleri göz ardı etmesi, işletmenin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit eden bir unsur haline geliyor.
Haklarınızı sorgulamak artık çok kolay
Çalışanların kendi sigorta durumlarını takip etmeleri için artık çok sayıda pratik yöntem bulunuyor. Vatandaşlar, e-Devlet kapısı üzerinden primlerinin doğru yatırılıp yatırılmadığını saniyeler içinde kontrol edebiliyor. Ayrıca, ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi, 7 gün 24 saat boyunca vatandaşların sorularını yanıtlıyor ve ihbarları değerlendiriyor. Sigortasız çalıştırılan veya ücreti eksik bildirilen işçiler, CİMER üzerinden veya doğrudan SGK il ve ilçe müdürlüklerine başvurarak haklarını arayabiliyorlar. Kayıtlı istihdamın ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırım olduğunu yineleyen Durmuş, tüm taraflara seslenerek, sigorta ile işin, işçinin ve geleceğin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.