Eskişehir, Azerbaycan’ın yeniden bağımsızlığını kazanmasının 35’inci yıl dönümüne ev sahipliği yaparak, iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarını akademik bir platformda bir kez daha tescilledi. Anadolu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Yeniden Bağımsızlığının 35. Yılında Uluslararası Azerbaycan Kongresi, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki stratejik iş birliğinin sadece siyasi bir ortaklık değil, aynı zamanda ortak bir kader birliği olduğunu gözler önüne serdi. Sinema Anadolu’da düzenlenen açılış programı, iki ülkenin tarihsel, jeopolitik ve kültürel bağlarını derinlemesine incelemek üzere çok sayıda uzmanı bir araya getirdi. Kongre, Azerbaycan’ın 1991 yılından bu yana geçirdiği siyasi, ekonomik ve diplomatik dönüşümü mercek altına alırken, aynı zamanda Türk dünyasının geleceğine dair vizyoner tartışmalara da zemin hazırladı. Etkinlik, Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Azerbaycan Diaspora ile Çalışma Devlet Komitesi, Anadolu Üniversitesi, Karabağ Üniversitesi ve İbn Haldun Üniversitesi KUTSAM iş birliğiyle organize edildi. Açılış törenine Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Majidli, Azerbaycan Devlet Diaspora Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve çok sayıda akademisyen ile öğrenci katılım gösterdi.
Ortak Kaderin Sarsılmaz Hukuku
Kongrenin açılışında konuşan Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin Batı’nın faydacı kazan-kazan teorilerinden ziyade, kardeşin kardeşe duyduğu rızalık hukukuyla şekillendiğini vurguladı. Azerbaycan’ın Türk dünyasının bütünlüğü için vazgeçilmez bir parça olduğunu belirten Topsakal, iki ülke arasındaki bağları zayıflatmaya yönelik dış müdahalelerin ve söylemlerin hiçbir karşılık bulmayacağını ifade etti. Topsakal, sınırların ve kuralların farklı olsa da aynı milletin evlatları olduklarını hatırlatarak, Türk Devletleri Teşkilatı’nın başarısının Azerbaycan’ın güçlü duruşuna bağlı olduğunu dile getirdi. Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Majidli ise Türkiye’nin Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmasının tarihsel önemine dikkat çekti. Majidli, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi dev projelerin yanı sıra Şuşa Beyannamesi’nin iki ülke arasındaki stratejik müttefikliği perçinlediğini belirtti. Bugün egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmiş bir Azerbaycan’ın varlığının, iki halkın birbirine duyduğu sarsılmaz sevgi ve güvenin bir sonucu olduğunu ifade etti.
Stratejik Ortaklıktan Resmî Müttefikliğe
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı ve Haydar Aliyev Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Burhan Sayılır, kongrenin koordinatörlüğünü üstlenerek iki ülke arasındaki doğal müttefikliğin Şuşa Beyannamesi ile nasıl resmî bir boyuta taşındığını detaylandırdı. Prof. Dr. Sayılır, Türkiye’nin Kafkasya’ya, Azerbaycan’ın ise Türkiye üzerinden Batı’ya açılan stratejik bir köprü görevi gördüğünü belirterek, bu ilişkinin kolay kolay sarsılamayacak bir mahiyette olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise iki halkın etle tırnak gibi olduğunu belirterek, dışarıdan gelen müdahalelerin bu kardeşliği bozmasının imkansız olduğunu ifade etti. Rektör Adıgüzel, kongreden çıkacak sonuçların iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ileriye taşıyacağına olan inancını dile getirdi. Azerbaycan Diasporası İşleri Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev ise genç kuşaklara seslenerek, Mustafa Kemal Atatürk ve Haydar Aliyev’in vizyonunun yaşatılması gerektiğini hatırlattı. Hacıyev, Türkiye’nin gücünün Azerbaycan’ın, Azerbaycan’ın gücünün ise Türkiye’nin gücü olduğunu belirterek, diasporanın uluslararası arenada yürüttüğü faaliyetlerin önemine değindi.
Karabağ Zaferi ve Gelecek Vizyonu
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen oturumda, Karabağ Zaferi ve Azerbaycan’ın bağımsızlık süreci detaylıca ele alındı. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Güneysu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Azerbaycan’ın bağımsızlığını yeniden kazanması bir diriliş ve fetih dönemi olarak nitelendirildi. Emekli Tuğgeneral ve Türkiye’nin Bakü Eski Askerî Ataşesi Yücel Karauz, Azerbaycan ordusunun modernizasyonuna ve yapay zekâ destekli otonom sistemlerin askerî alandaki başarısına dikkat çekti. Karauz, küresel gelişmeler karşısında Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin en güçlü dayanak olduğunu vurguladı. Valeh Hacıyev ise İkinci Karabağ Savaşı sürecinde Azerbaycan ve Türk diasporasının birlikte hareket ederek uluslararası kamuoyunda nasıl bir güç oluşturduğunu anlattı. Ermeni lobisinin iddialarına karşı 21 ülkede kurulan 33 Azerbaycan Evi’nin millî değerlerin korunmasında kritik bir rol oynadığını ifade etti. Kongre, 17 Ekim Cumartesi gününe kadar Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde devam edecek olan paralel oturumlarla, Azerbaycan’ın tarihsel, siyasal, kültürel ve ekonomik gelişimini tüm yönleriyle tartışmaya açmaya devam edecek.