Sinop'un Bektaşağa köyüne bağlı mahallesinde yaşayan 75 yaşındaki emekli öğretmen Ramazan Yıldırım, uzun süredir hayalini kurduğu cami projesinin beklenmedik bir mülkiyet engeline takılmasıyla zor günler geçiriyor. Kendi imkanlarıyla inşaat malzemelerini temin eden ve hatta bu uğurda dairesini satışa çıkaran Yıldırım, bölgedeki ibadet ihtiyacını karşılamak için başlattığı girişimin, eski köyü Kızılcaot ile yaşanan idari ve mülkiyet kaynaklı anlaşmazlıklar nedeniyle durma noktasına geldiğini ifade ediyor. Yıldırım, devletin sunduğu hizmetlerin kişisel veya kurumsal intikam duygularıyla engellenmemesi gerektiğini vurgulayarak, kamu yararının her şeyin üzerinde tutulması çağrısında bulunuyor.
Mülkiyet tartışması ve idari süreç
Mahallenin geçmişte Erfelek ilçesine bağlı Kızılcaot köyü sınırları içerisinde yer aldığını belirten Yıldırım, 2017 yılından bu yana süregelen altyapı ve hizmet eksikliklerini gidermek adına büyük bir mücadele verdiklerini anlatıyor. Uzun süren girişimlerin ardından 2024 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sinop merkeze bağlı Bektaşağa köyüne bağlanan mahallede, kadastro çalışmaları tamamlanmış olmasına rağmen cami inşaatı için ayrılan 887 metrekarelik parsel üzerinde düğüm çözülemiyor. Valilik yer seçimi komisyonunun uygun gördüğü arazinin, Kızılcaot köyü tüzel kişiliğine kayıtlı olması, projenin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Yıldırım, tüm yasal süreçleri takip etmesine ve CİMER üzerinden yaptığı başvurulara rağmen somut bir ilerleme kaydedemediğini belirtiyor.
İhtiyaç mı, yoksa gereksiz bir talep mi?
Bölgedeki cami ihtiyacına dair farklı görüşler, taraflar arasındaki gerilimi tırmandırıyor. Ramazan Yıldırım, mahalle sakinlerinden topladığı imzalarla projenin meşruiyetini savunduğunu belirtirken, mevcut mezarlık içerisindeki kapalı alanı cami olarak kabul etmenin mümkün olmadığını ifade ediyor. Yıldırım, bu alanın sadece cenaze işlemleri için kullanılan geçici bir yer olduğunu vurgulayarak, mahalle halkının gerçek bir ibadethaneye duyduğu ihtiyacın göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan, Kızılcaot Köyü Muhtarı Hayrettin Ergün ise bölgeye yaklaşık 300 metre mesafede zaten bir mescit bulunduğunu belirterek, cami yapımına karşı çıkmalarının temelinde bu yakınlığın ve mülkiyet haklarının yattığını dile getiriyor. Muhtar Ergün, tapu yetkisinin kendi köy tüzel kişiliklerinde olduğunu hatırlatarak, idari kararların ve mülkiyet sınırlarının korunması gerektiğini ifade ediyor.
Altyapı sorunları ve geleceğe dair belirsizlik
Cami tartışmalarının gölgesinde kalan mahallede, temel altyapı eksiklikleri de yaşam kalitesini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Emekli öğretmen Ramazan Yıldırım, sadece cami değil, yol, su ve elektrik gibi temel hizmetlerin de yıllardır aksadığını belirterek, 30 yıldır mahallesine hizmet gelmesi için çabaladığını dile getiriyor. Stabilize bir yola dahi sahip olmadıklarını ifade eden Yıldırım, yaşadıkları ulaşım sıkıntılarının bölgenin genel kalkınma sorunlarıyla birleştiğini savunuyor. İdari yollarla bir çözüm bulunamaması durumunda hukuki haklarını arayacağını belirten Yıldırım, mahallesinin hak ettiği hizmete kavuşması için mücadelesini sürdürmekte kararlı olduğunu ifade ediyor. Taraflar arasındaki bu mülkiyet ve hizmet çekişmesi, Sinop'un yerel gündeminde çözüm bekleyen önemli bir konu olarak yerini koruyor.