Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, çocukların korunması ve toplumsal refahın sağlanması adına kritik bir adım atarak meslek elemanlarına yönelik kapsamlı bir hizmet içi eğitim programını hayata geçirdi. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenen ve üç gün sürecek olan Danışmanlık Tedbiri Uygulamaları eğitimi, sahada aktif görev yapan uzmanların vaka yönetimindeki yetkinliklerini artırmayı hedefliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen yaygınlaştırma çalışmaları kapsamında organize edilen bu program, çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin erken aşamada tespit edilmesine odaklanıyor. Programın açılışında konuşan İl Müdürü Orhan Bayrak, sosyal hizmet çalışanlarının üstlendiği sorumluluğun sadece bir mesai kavramıyla açıklanamayacağını belirterek, bu görevin doğrudan insan hayatına dokunan hayati bir misyon olduğunu vurguladı.
Toplumun güvenli emanet kasası
Sosyal hizmet uzmanlarının toplumun ve devletin güvenli emanet kasası olduğunu ifade eden Orhan Bayrak, Şeyh Edebali’nin İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu rehber edindiklerini belirtti. Kurum olarak hiçbir vakayı veya bireyi bu bizim alanımız değil diyerek geri çevirme lükslerinin bulunmadığını söyleyen Bayrak, doğumdan ölüme kadar hayatın her evresinde vatandaşın yanında olduklarını hatırlattı. Özellikle son dönemde çocukları ve gençleri hedef alan dijital tehlikelere dikkat çeken Bayrak, sosyal medya manipülasyonlarının ve yetersiz dijital okuryazarlığın, dışarıdan sorunsuz görünen çocukları dahi suça sürükleyebildiğini ifade etti. Uzmanların bakış açısının bir koruyucu kalkan görevi gördüğünü belirten Bayrak, en olumsuz ihtimalleri gözeterek hareket etmenin önemine değindi.
Radar gibi çalışan bir koruyucu kalkan
Eğitimde sosyal hizmet uzmanlarının olaylara bakış açısının diğer meslek gruplarından farkına değinen İl Müdürü Bayrak, sınıfta içine kapanan veya uykulu görünen bir öğrenciye farklı disiplinlerin farklı anlamlar yükleyebileceğini, ancak sosyal hizmet uzmanının bu durumu bir ihmal veya istismar şüphesiyle değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Kışı tut, bahar gelirse ne âlâ anlayışıyla hareket ederek en küçük nüansları bile bir radar gibi yakalamak zorunda olduklarını ifade eden Bayrak, bu yaklaşımın çocukları korumada hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Uzmanların sahada gösterdiği bu titizliğin, olası travmaların ve intihar eğilimlerinin önüne geçilmesinde en büyük güvence olduğunu dile getirdi.
Danışmanlık tedbiri bir prosedür değil hayat kurtarma aracıdır
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında yürütülen çalışmaların sadece bir evrak yükü veya dosya yoğunluğu olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Bayrak, hanelere yapılan her ziyaretin devletin varlığını ve gözetimini aileye hissettirdiğini belirtti. Bu temasın aile içinde bir otokontrol mekanizması başlattığını ifade eden Bayrak, sosyal hizmette bir çocuğa dokunmanın aslında bir nesli kurtarmak anlamına geldiğini söyledi. Üç gün boyunca devam edecek olan eğitim programının, sahadaki uygulamalara ve vaka yönetimine önemli katkılar sunacağını belirten İl Müdürü, fedakârca görev yapan tüm meslek elemanlarına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.