Kurtuluş Savaşı'nın zaferle taçlanmasının 104'üncü yıl dönümü, bu yıl oldukça sıra dışı ve anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) ile Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM) iş birliğiyle hayata geçirilen 30 Ağustos Ruhu: Kütahya-Afyonkarahisar-Dumlupınar Zafer Rotası Sempozyumu, katılımcılarını raylar üzerinde bir tarih yolculuğuna çıkardı. Kütahya Garı'nda başlayan bu özel etkinlik, sadece bir akademik toplantı olmanın ötesine geçerek, Millî Mücadele'nin ruhunu bizzat o coğrafyada hissetmeyi amaçlayan bir anma ve anlama seferberliğine dönüştü. Programa katılan DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, ATAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, il protokolü, akademisyenler ve vatandaşlar, zaferin izlerini sürmek üzere bir araya geldi.
Raylar üzerinde akademik bir hafıza tazeleme
Kütahya'dan hareket eden Zafer Rotası Ekspresi, Afyonkarahisar ve Dumlupınar hattında ilerlerken vagonlar adeta birer kürsüye dönüştü. Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, bu yolculuğun sadece bir ulaşım faaliyeti olmadığını, tarihin izinde bir vicdan yolculuğu olduğunu vurguladı. Kızıltoprak, Kütahya'nın işgal günlerinden, Yarbay Mehmet Nazım Bey'in şehadetine ve Büyük Taarruz'un kilit noktası olan Afyonkarahisar'a kadar uzanan süreci hatırlatarak, Dumlupınar'ın bir milletin diriliş fermanı olduğunu ifade etti. Tren yolculuğu boyunca gerçekleştirilen dört farklı oturumda, akademisyenler Sakarya'dan Büyük Taarruz'a uzanan süreci, Batı Cephesi'ndeki hazırlıkları, Mustafa Kemal Paşa'nın liderlik tarzını ve zaferin uluslararası yansımalarını detaylıca ele aldı. Özellikle demir yollarının askeri ve ekonomik zaferdeki stratejik önemi, oturumların en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.
Şehitlerin izinde bir vicdan yolculuğu
Zafer Rotası Ekspresi'nin duraklarından biri olan Yıldırım Kemal Şehitliği'nde verilen mola, yolculuğun duygusal zirvesini oluşturdu. Burada gerçekleştirilen şiir konseri, katılımcılara Millî Mücadele'nin zorlu şartlarını ve verilen büyük fedakarlıkları bir kez daha hatırlattı. Trenin Dumlupınar'a ulaşmasıyla birlikte, katılımcılar Dumlupınar Diorama Müzesi'ni ziyaret ederek zaferin görsel hafızasına tanıklık etme fırsatı buldu. Sempozyum kapsamında hazırlanan 30 Ağustos temalı sergiye katkı sunan sanatçı ve akademisyenlere teşekkür belgelerinin takdim edildiği tören, tarihin sadece kitaplarda değil, yaşanılan topraklarda ve kurulan bağlarda saklı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Emaneti geleceğe taşıyan bir sempozyum
Programın finali, Dumlupınar Şehitliği'nde gerçekleştirilen Kur'an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için edilen dualarla yapıldı. Rektör Kızıltoprak'ın da belirttiği üzere, bu sempozyum bir emanet toplantısıydı. İlim, toprağın hafızasını diri tutmadığı sürece unutulmaya mahkumdur anlayışıyla hareket eden heyet, genç nesillerin zaferi sadece merasimlerden değil, bu tür derinlikli akademik ve kültürel etkinliklerden öğrenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kütahya, Afyonkarahisar ve Dumlupınar hattında fikir, hatıra ve vicdanla kat edilen bu yolculuk, 104 yıl önce yazılan destanın bugün hala ne kadar canlı ve öğretici olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Akademik bildirilerin yanı sıra, karikatürlerden yabancı basındaki yansımalara kadar geniş bir yelpazede ele alınan 30 Ağustos ruhu, katılımcıların zihinlerinde ve kalplerinde derin izler bırakarak sona erdi.