Diyarbakır ve çevresindeki geniş arazilerde, hasat sonrasında kalan samanların ekonomiye kazandırılması süreci, bölgedeki bazı üreticiler için on yılı aşkın süredir devam eden bir geçim kaynağı haline geldi. Çiftçi Mehmet Yakışıklı, tarlalardan topladığı samanları özel makineleriyle presleyerek besiciler ile üreticiler arasında kritik bir köprü görevi üstleniyor. Bu süreçte samanların tarladan alınıp işlenmesi, bölge tarımının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.
Samanın tarladan besiciye uzanan maliyet hesabı
Mehmet Yakışıklı, yürüttüğü operasyonun ekonomik detaylarını paylaşırken, tarlada kilogramını 2.50 ile 2.60 TL arasında aldığı samanı, nakliyecilere 4 lira seviyesinden sattığını belirtiyor. Bu ürünün nihai tüketici olan besicilere ulaşması ise lojistik süreçlerle birlikte kilogram başına 6.50 ile 7 lira arasında bir maliyetle gerçekleşiyor. Yakışıklı, bu fiyatlandırmanın hem üreticinin emeğini koruduğunu hem de besicinin ihtiyacını karşıladığını ifade ediyor.
Nakliye sektöründe değişen piyasa koşulları
Beş yıldır kendi aracıyla saman nakliyesi yapan Veysel Doğtaş ise sürecin lojistik ayağındaki zorluklara dikkat çekiyor. Presçilerden 4 ile 4.10 lira arasında teslim aldığı samanları İstanbul ve Erzurum gibi uzak şehirlere taşıyan Doğtaş, geçen yılki fiyatların çok daha yüksek olduğunu hatırlatıyor. Geçtiğimiz sezon tarlada 8 liradan yüklenen samanların, üreticiye 10 ile 11 lira arasında mal olduğunu belirten Doğtaş, piyasadaki dalgalanmaların işlerini doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Bölge ekonomisinde saman ticaretinin önemi
Samanın tarladan alınıp işlenmesi ve Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırılması, Diyarbakır'daki birçok aile için temel geçim kapısı olmaya devam ediyor. Hem presleme aşamasındaki iş gücü hem de nakliye sürecindeki lojistik destek, tarımsal atıkların değerlendirilerek hayvancılık sektörüne kazandırılmasında hayati bir rol oynuyor. Bu emek yoğun süreç, mevsimsel koşullara ve piyasa fiyatlarına göre şekillenerek her yıl yeniden başlıyor.