Denizli'nin Beyağaç ilçesinde 1948 yılında dünyaya gelen Halime Özke, Teke yöresinin kadim çalgısı sipsinin günümüze ulaşan en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Henüz yedi yaşındayken dağlarda keçi güttüğü sırada aile büyüklerini izleyerek merak saldığı bu küçük üflemeli çalgı, onun için sadece bir enstrüman değil, aynı zamanda çocukluğundan bugüne uzanan bir yaşam köprüsü haline geldi. Çevresindeki ablalarının ve yöredeki diğer icracıların ezgilerini dikkatle gözlemleyerek kendini geliştiren Özke, zamanla radyodan duyduğu türküleri de sipsiyle yorumlamaya başlayarak kendi özgün tarzını oluşturdu. Bugün ise bu kültürel mirasın son temsilcilerinden biri olarak, sipsinin o kendine has sesini gelecek kuşaklara duyurabilmek için büyük bir özveriyle çaba sarf ediyor.
Dağlardan düğünlere uzanan bir ömür
Geçmiş yıllarda Beyağaç'ın her köşesinde yankılanan sipsi sesleri, zamanla yerini sessizliğe bırakırken Halime Özke, bu geleneği yaşatmak için her türlü platformda yer aldı. Sipsiyi sadece günlük yaşamının bir parçası kılmakla kalmadı; düğünlerden sünnet törenlerine, kına gecelerinden yayla şenliklerine kadar yörenin tüm sosyal etkinliklerinde sahne alarak müziğini geniş kitlelerle buluşturdu. Eskiden bölgede çok sayıda sipsi icracısı bulunduğunu ancak zamanla bu kişilerin çeşitli sebeplerle çalgıyı bıraktığını anlatan Özke, geleneğin taşıyıcılarının azalmasıyla birlikte çalgının yapımını da bizzat kendisi üstlenmek zorunda kaldı. Kendi sipsisini yapıp kendi ezgilerini üfleyen usta, bu kadim çalgının teknik detaylarını ve icra yöntemlerini de yine kendi çabalarıyla koruma altına aldı.
Kültürel mirasın korunması için verilen çetin mücadele
Sipsi geleneğinin geleceği konusunda ciddi endişeler taşıyan Halime Özke, özellikle genç kuşakların bu kültüre olan ilgisizliğinden yakınıyor. Köyünde bir dönem sipsi çalmaya hevesli genç kızların olduğunu ancak evlendikten sonra eşlerinin baskısı veya toplumsal yargılar nedeniyle bu sanatı bırakmak zorunda kaldıklarını üzülerek ifade ediyor. Beyağaç'ta bu kültürü yaşatmak adına kurslar açılması için girişimlerde bulunulsa da, ailelerin çocuklarına izin vermemesi nedeniyle bu çalışmaların maalesef sonuçsuz kaldığını belirtiyor. Özke, bir zamanlar herkesin çaldığı bu enstrümanın bugün sadece kendi ellerinde hayat bulmasından dolayı duyduğu yalnızlığı, bu kültürü aktaracak kimseyi bulamamanın verdiği hüzünle dile getiriyor.
UNESCO tescilli bir yaşam hazinesi
Sipsi alanındaki derin bilgi birikimi ve bu kültüre olan sadakati, Halime Özke'yi uluslararası bir başarıya taşıdı. 2017 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında UNESCO Bilim Kurulu tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına layık görülen Özke, bu büyük onuru 11 Şubat 2020 tarihinde Ankara'da düzenlenen törenle taçlandırdı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden plaketini alan Özke, o günleri büyük bir gururla hatırlıyor. Televizyon programlarında izlenerek keşfedilen ve bu unvana layık görülen Özke, kendisinden sonra bu sanatı sürdüren tek kişinin oğlu olduğunu, onun da düğünlerde dümbelek çalarken sipsiyi öğrendiğini belirterek, geleneğin devamlılığı için tek umudunun oğlu olduğunu vurguluyor.