Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi’nde, Değirmendere üzerinde yer alan ve yaklaşık 40 yıl önce inşa edilen köprü, günümüzde ciddi bir yapısal tehlike arz ediyor. Yılların getirdiği yıpranma ve ağır tonajlı araçların yoğun kullanımı nedeniyle köprünün beton gövdesinde büyük kopmalar meydana gelirken, taşıyıcı demirlerin dışarıya çıkarak aşağı doğru sarkması bölge halkı için korkutucu bir manzara oluşturuyor. Özellikle yaya kaldırımı bulunmayan bu dar geçişte, araçlarla aynı yolu paylaşmak zorunda kalan vatandaşlar ve öğrenciler her gün büyük bir risk altında köprüyü kullanmaya devam ediyor.
Göz göre göre gelen tehlike
Mahalle sakinleri, köprünün araç geçişleri sırasında belirgin bir şekilde sallandığını ve bu durumun artık tahammül edilemez bir boyuta ulaştığını ifade ediyor. Köprünün temelindeki demirlerin yüzeye çıkması ve beton parçalarının koparak sarkması, yapının taşıyıcı özelliğini yitirmeye başladığına dair endişeleri artırıyor. Bölge halkı, köprünün sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda öğrencilerin de okul yolunda kullandığı bir geçiş noktası olduğunu vurgulayarak, herhangi bir can kaybı yaşanmadan acil önlem alınması gerektiğini belirtiyor. Vatandaşlar, köprünün mevcut durumunun artık göz ardı edilemeyecek kadar kötüleştiğini ve yapının her an çökme riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getiriyor.
Yetkililer arasında sorumluluk karmaşası
Köprünün onarımı veya yenilenmesi için CİMER ve ilgili belediye birimlerine yapılan başvuruların sonuçsuz kalması, mahalle sakinlerinin tepkisini çekiyor. Vatandaşlar, yetkili kurumların sorumluluğu birbirine attığını ve köprünün adeta sahipsiz bırakıldığını savunuyor. Mahalle sakinlerinden Adem Bedir, köprünün durumunu şu sözlerle özetliyor: Trabzon Büyükşehir Belediyesi, DSİ ve Karayolları arasında bir sorumluluk karmaşası yaşanıyor. Kimse köprünün kendisine ait olmadığını iddia ederek inceleme yapmaktan kaçınıyor. Oysa köprü, kantardan kaçan ağır tonajlı tırların da dahil olduğu günde yaklaşık bin araca hizmet veriyor. Köprünün beli kırılmak üzere ve demirler patlıyor, ancak yetkililer sadece oyalama taktikleri uyguluyor.
Can kaybı mı bekleniyor?
Köprünün 1980’li yılların başında inşa edildiği tahmin edilirken, geçen 40 yılın ardından hiçbir bakım çalışmasının yapılmamış olması tepkilerin odağında yer alıyor. İrfan Bülbül, köprünün artık kendi kendine sökülmeye başladığını belirterek, üç ay önce yaptıkları başvuruların dahi karşılıksız kaldığını ifade ediyor. Hüseyin Bülbül ise günde 800 civarında aracın geçtiği bu noktada, bir felaket yaşanmadan önce güçlendirme veya yenileme çalışmalarının başlatılmasını talep ediyor. Mahalleli, köprünün sadece bir ulaşım altyapısı değil, aynı zamanda insanların can güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir konu olduğunu belirterek, yetkililerin bir an önce sahaya inip inceleme yapmasını bekliyor. Köprünün ayaklarındaki demirlerin tamamen açığa çıkması, yapının statik ömrünü tamamladığına dair en somut kanıt olarak görülüyor.