Doğu ile Batı arasında tarihi ve kültürel bir köprü işlevi gören, Türk dünyasının jeokültürel kilit taşı konumundaki Nahçıvan, oldukça prestijli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi himayesinde ve Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi Derneği (EDAM) organizasyonunda düzenlenen Kültürel Diplomasi Forumu (CDF’26), bugün Nahçıvan’da başladı. Nahçıvan Başkonsolosluğu, Azerbaycan Cumhuriyeti Kars Başkonsolosluğu, Yunus Emre Enstitüsü ve Nahçıvan Devlet Üniversitesi gibi önemli kurumların paydaşlığında gerçekleştirilen bu kapsamlı forum, 9-10 Ekim 2026 tarihleri arasında iki gün boyunca devam edecek. Forumun temel amacı, somut olmayan kültürel mirasın korunması, kültürel kodların gelecek kuşaklara aktarımı, ortak tarihi bellek ve Doğu-Batı ekseninde müşterek anlatıların uluslararası ilişkilere olan etkisini çok boyutlu bir yaklaşımla ele almak olarak öne çıkıyor.
Akademik derinlikten gençlerin vizyonuna
Etkinliğin ilk gün programı, açılış konuşmalarının ardından farklı akademik ve tecrübe düzeylerini bir araya getiren üç ana oturum halinde icra edildi. İlk oturumda kültürel diplomasiyi yeniden yorumlamak adına Prof. Dr. Zakir Avşar, Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, Doç. Dr. Oğuz Doğan ve Dr. Uğur Karcıoğlu gibi uzman isimler bir araya geldi. Bu oturumda kamu diplomasisi, medya, iletişim, tarihi hafıza ve jeokültürel bağlamlar derinlemesine tartışıldı. İkinci oturumda ise lisansüstü ve doktora düzeyindeki genç araştırmacılar, somut olmayan kültürel mirasın teorik çerçevesini ve geleceğe dönük akademik vizyonunu masaya yatırdı. Üçüncü ve belki de en dikkat çekici oturum olan genç zihinlerde ortak kimlik ve şuur başlığında ise lise düzeyindeki dört genç katılımcı; akran diplomasisi, ortak aidiyet duygusu ve dijital çağda kültürün temsil imkânlarını kendi perspektiflerinden değerlendirdi.
Sahne sanatları ve yaşayan gelenekler
Kültürel diplomasiyi yalnızca teorik bir zeminle sınırlı tutmayıp yaşayan bir deneyime dönüştürmeyi amaçlayan forumda, ilk gün boyunca çeşitli sahne gösterilerine de yer verildi. Program kapsamında Geleneksel Türk Tiyatrosu Orta Oyunu performansı ile Türkiye ve Azerbaycan sahasından halk ozanlarının katıldığı Aşıklık Geleneği sahne gösterimi gerçekleştirildi. Akşam kuşağında ise Nahçıvan Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen Matmazel’in Kedisi adlı tiyatro oyunu, katılımcılara kültürel etkileşimin estetik bir yansımasını sundu. Bu sanatsal dokunuşlar, forumun sadece akademik bir toplantı değil, aynı zamanda yaşayan bir kültür şöleni olduğunu kanıtladı.
Tarihi mirasın izinde saha gezisi
Organizasyonun ikinci günü olan 10 Ekim Cumartesi günü ise davetli heyet ve araştırmacılar için özel bir saha programı organize edilecek. Bölgenin köklü tarihi ve kültürel birikimini yerinde incelemek amacıyla gerçekleştirilecek gezide, Nahçıvan'ın kadim dokusunu yansıtan önemli duraklar ziyaret edilecek. Bu kapsamda Ashab-ı Kehf Mağarası, Alınca Kalesi, Han Sarayı, Nahçıvan Devlet Tarih Müzesi, Nuh Peygamber Türbesi, Mümine Hatun Türbesi ve Karabağlar Türbe Kompleksi gibi tarihi öneme sahip noktalar, katılımcıların yakından incelemesine sunulacak. Bu saha gezisi, forumda konuşulan teorik konuların somut tarihi mekanlarla birleştirilerek daha kalıcı bir hafıza oluşturulmasını hedefliyor.