Gaziantep'te alzaymır tanısı alan vatandaşlar, Beyhan Eruslu Aktif Yaşam Merkezi'nde yürütülen özel eğitim programları sayesinde günlük yaşamın zorluklarını sanatla aşıyor. Merkez bünyesinde faaliyet gösteren İş ve Uğraş Atölyesi, hastaların hem keyifli vakit geçirmelerine hem de el becerilerini korumalarına olanak tanıyan bir sığınak görevi görüyor. Burada gerçekleştirilen ahşap boyama, ebru, örgü, keçe ve kesme gibi çeşitli aktiviteler, hastaların zihinsel ve fiziksel kapasitelerini desteklemeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu tür el sanatları çalışmalarının hastaların ince ve kaba motor becerilerini korumada, el-göz-beyin koordinasyonunu sürdürmede ve sosyal hayata aktif katılımlarını sağlamada kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Ayrıca bu etkinlikler, hastaların kendi ilgi alanlarını keşfetmelerine ve sahip oldukları yeteneklerin farkına vararak özgüvenlerini yeniden kazanmalarına yardımcı oluyor.
Sanatla gelen huzur ve sosyal etkileşim
Merkezin sunduğu imkanlardan yararlanan katılımcılar, burayı sadece bir eğitim alanı değil, aynı zamanda bir sosyalleşme ve terapi merkezi olarak tanımlıyor. Bir yıldır merkeze devam eden Hüseyin Koçaslan, günlük rutinlerinin nasıl şekillendiğini şu sözlerle anlatıyor: Sabah saatlerinde evlerinden alınan hastalar, gün boyu süren fiziksel egzersizler, spor dersleri ve el işi çalışmalarıyla dolu bir programla vakit geçiriyor. Koçaslan, haftanın belirli günlerinde ara vermeden devam ettikleri bu sürecin, yaşlılık dönemindeki sosyal ihtiyaçlarını karşıladığını ve belediyenin sunduğu bu hizmetten büyük memnuniyet duyduklarını ifade ediyor. Benzer şekilde, evinde yalnız yaşayan Türkan Güzel de merkezin hayatına kattığı değeri dile getiriyor. Boyama, kesme ve yapıştırma gibi etkinliklerin yanı sıra müzik ve fizik derslerine katıldığını belirten Güzel, merkeze geldiğinde kendini çok daha rahat hissettiğini ve buradaki personelin ilgisinin kendisi için büyük bir moral kaynağı olduğunu belirtiyor.
Zihinsel ve ruhsal gelişim için terapi niteliğinde çalışmalar
İş ve Uğraş Atölyesi eğitmeni Serpil Sezer, merkezin danışanlar üzerindeki etkilerini profesyonel bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Atölyede ahşap boyamadan seramik çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlediklerini belirten Sezer, bu faaliyetlerin hastaların dikkat sürelerini artırdığını, kompozisyon oluşturma yeteneklerini geliştirdiğini ve renkleri ayırt etme becerilerini desteklediğini ifade ediyor. Sezer, bu çalışmaların hastalar için adeta bir terapi niteliği taşıdığını ve onların ruhsal, zihinsel ve fiziksel gelişimlerine doğrudan katkı sağladığını vurguluyor. Danışanların merkeze olan bağlılıklarının çok yüksek olduğunu belirten eğitmen, hastaların kendilerini iyi hissetmedikleri günlerde bile atölyeye gelmek için büyük bir istek duyduklarını ve burada geçirdikleri vaktin mutluluklarını artırdığını gözlemlediklerini belirtiyor. Bu özel merkez, alzaymır hastalarının yaşam kalitesini artırarak onlara daha aktif ve huzurlu bir yaşam alanı sunmaya devam ediyor.