Havadis | Yaşam | Yırtık terliklerle başladığı hayat mücadelesinde engelleri hamurla aştı

Yırtık terliklerle başladığı hayat mücadelesinde engelleri hamurla aştı

Eşini kaybettikten sonra borçlar ve yoklukla sınanan Muazzez Akdoğdu, kışın dondurucu soğuğunda yırtık terliklerle yevmiyeye gittiği günlerden, bugün kendi işinin patronu olduğu bir başarı hikayesine uzandı.

Eşini kaybettikten sonra borçlar ve yoklukla sınanan Muazzez Akdoğdu, kışın dondurucu soğuğunda yırtık terliklerle yevmiyeye gittiği günlerden, bugün kendi işinin patronu olduğu bir başarı hikayesine uzandı.

Yırtık terliklerle başladığı hayat mücadelesinde engelleri hamurla aştı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Muazzez Akdoğdu, hayatın kendisine sunduğu en ağır şartları, azmi ve çalışkanlığıyla tersine çevirmeyi başardı. Eşinin vefatının ardından geride kalan borçlar nedeniyle hapis cezasıyla bile karşı karşıya kalan Akdoğdu, üç çocuğunu kimseye muhtaç etmeden büyütebilmek için yıllarca büyük bir mücadele verdi. Kış mevsiminin en sert günlerinde, ayağında yırtık terliklerle temizlik işlerine giden ve yevmiyeli işlerde çalışan Akdoğdu, bugün ise kendi emeğiyle kurduğu tezgahında yüzlerce kişiye hizmet veriyor.

Bir çuval unla başlayan büyük değişim

Yaşadığı tüm zorluklara rağmen pes etmeyen Akdoğdu'nun hayatındaki dönüm noktası, evinin bir köşesini temizleyerek aldığı bir çuval unla üretime başlaması oldu. Başlangıçta erişte, kuru yufka, tarhana, baklava ve sarma gibi geleneksel lezzetleri hazırlayarak satışa sunan Akdoğdu, bu küçük adımı zamanla profesyonel bir sürece dönüştürdü. Sosyal medyanın gücünü de kullanarak ürünlerini geniş kitlelere ulaştıran Akdoğdu, elde ettiği gelirle çocuklarının eğitim masraflarını karşıladı ve onları hayata hazırladı. Geçmişte yaşadığı açlık günlerini ve eşinin hastalığı dönemindeki hastane süreçlerini unutmayan Akdoğdu, bugün o günlerin izlerini emeğiyle siliyor.

Engelleri aşan azim ve gözleme tezgahı

Bugün Serdivan Köylü Pazarı'nda kendi gözleme tezgahının başında duran Akdoğdu, yüzde 50 oranındaki engeline rağmen çalışma azmiyle çevresine örnek oluyor. Bir elini tam olarak kullanamamasına rağmen günde 150'ye yakın gözleme açabilen Akdoğdu, müşterileriyle kurduğu samimi bağla da dikkat çekiyor. Müşterilerini artık birer komşu olarak gördüğünü ifade eden Akdoğdu, unutkanlık nedeniyle bazen yaşanan para üstü karışıklıklarının bile aralarındaki güven ilişkisini bozmadığını, aksine pekiştirdiğini belirtiyor. Profesörlerden esnafa kadar geniş bir müşteri kitlesine sahip olan Akdoğdu, engelli bireylerin kendilerini kısıtlamaması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor.

Kadın dayanışması için yeni bir umut

Sadece kendi geçimini sağlamakla kalmayan Akdoğdu, çevresindeki diğer kadınların da ekonomik özgürlüklerini kazanmaları için çaba sarf ediyor. Köydeki kadınların evlerinde ürettikleri ürünleri pazarlayabilmeleri için kooperatifleşme fikrini savunan ve pazar yeri kurulması için girişimlerde bulunan Akdoğdu, kadınların eşlerinden destek görmediği durumlarda bile nasıl ayakta kalabileceklerini kendi hayatıyla kanıtlıyor. Geçmişte yaşadığı hapis süreci ve yokluk günlerinin kendisini daha güçlü kıldığını belirten Akdoğdu, bugün daha fazla kadına istihdam sağlayabilmenin hayalini kuruyor. Her gün tezgahının başında güler yüzle müşterilerini karşılayan Akdoğdu, hayatın zorluklarına karşı en büyük silahının çalışmak ve üretmek olduğunu vurguluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız