Yozgat’ın Saraykent ilçesine bağlı Atalan Mahallesi’nde, bahar aylarında başlayan yoğun bağ mesaisi, sonbaharın serinliğiyle birlikte yerini bereketli bir hasat dönemine ve geleneksel pekmez yapım telaşına bıraktı. Bölgenin bereketli topraklarında yetişen ve yöreye özgü Hasanoğlan üzümü olarak bilinen ürünler, büyük bir titizlikle toplanarak sofralara uzanan zahmetli ama bir o kadar da keyifli yolculuğuna başlıyor. Yıl boyu süren bakımın ardından gelen bu hasat dönemi, hem üreticilerin kışlık ihtiyaçlarını karşılamasına olanak tanıyor hem de bölge ekonomisine önemli bir canlılık katıyor.
Geleneksel yöntemlerle gelen lezzet
Bağ bozumunda modern makinelerden ziyade, nesillerdir aktarılan geleneksel yöntemler tercih ediliyor. Bağlardan özenle toplanan üzümler, ilk olarak pekmez toprağı ile buluşturuluyor. Ardından çizmelerini giyen üreticiler, üzümleri geleneksel usullerle ezerek suyunu çıkarıyor. Elde edilen bu üzüm şırası, tandırların üzerine kurulan dev kazanlarda saatlerce kaynatılarak hiçbir katkı maddesi içermeyen, tamamen doğal ve yoğun kıvamlı pekmeze dönüştürülüyor. Bu süreç, sadece bir üretim değil, aynı zamanda kültürel bir mirasın yaşatılması anlamına geliyor.
Hasat döneminde sona doğru
Uzun yıllardır Saraykent’te bağcılıkla uğraşan Mahmut Cengizer, bahar aylarında başlayan ve Ekim ayına kadar aralıksız devam eden çalışmaların artık sonuna yaklaştıklarını belirtiyor. Cengizer, bağların yavaş yavaş sararmaya başladığı bu günlerde, hasadın yaklaşık bir hafta içerisinde tamamen sona ereceğini ifade ediyor. Üreticiler, elde ettikleri ürünlerin bir kısmını satışa sunarken, kalan kısmını ise pekmez yaparak aile bütçelerine katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyor. Cengizer, bu işle uğraşmanın verdiği manevi tatminin, harcanan yoğun emeğin yorgunluğunu unutturduğunu dile getiriyor.
Hasanoğlan üzümünün farkı
Yörede yetiştirilen Hasanoğlan üzümünün kendine has özellikleri, üretilen pekmezin kalitesini de doğrudan etkiliyor. Kahramanmaraş’ın meşhur kabarcık üzümüyle benzerlik gösterse de, Hasanoğlan üzümünün kabuğunun daha ince olması, onu pekmez yapımı için oldukça ideal kılıyor. Bağdan sofraya uzanan bu uzun yolculukta, üzümün kalitesinin pekmezin lezzetine doğrudan yansıdığını belirten üreticiler, ortaya çıkan doğal ve şifalı ürünü tüketenlere afiyet olmasını diliyor. Bölge halkı, bu geleneksel üretim biçimiyle hem kendi mutfak kültürlerini koruyor hem de toprağın sunduğu bereketi en saf haliyle değerlendirmenin gururunu yaşıyor.