Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde faaliyet gösteren YEKDASDER Spor Kulübü, bölgenin el değmemiş coğrafyasını Türkiye'ye tanıtmak amacıyla yürüttüğü çalışmalarına sıra dışı bir deneyim ekledi. Yıllardır adım adım yürüdükleri sarp dağ yollarını bu kez at sırtında kat eden kulüp üyeleri, Hatay'dan özel araçlarıyla yarış atlarını getiren bir doğaseverin teklifiyle unutulmaz bir maceraya imza attı. Daha önce trekking ve hiking gibi aktivitelerle tanıdıkları Cilo ve Sat dağlarının yüksek rakımlı rotaları, bu kez dört nala at koşturan bir ekibe ev sahipliği yaptı.
Zirve rotalarında atlı keşif heyecanı
YEKDASDER Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hakan Zanyar Aykut, sosyal medya üzerinden yürüttükleri tanıtım faaliyetlerinin Türkiye'nin dört bir yanından doğaseverleri Hakkari'ye çektiğini belirtti. Aykut, Hatay'dan gelen misafirlerinin yarış atlarıyla yüksek rakımlı bölgeleri gezme isteğinin, kendileri için de daha önce hiç denemedikleri bir keşif fırsatı doğurduğunu ifade etti. Kulüp olarak bölgenin doğal, kültürel ve coğrafi zenginliklerini sadece estetik görüntülerle değil, yerinde deneyimlenmesi gereken bir yaşam alanı olarak sunduklarını vurgulayan Aykut, bu ilginç teklifi büyük bir heyecanla kabul ettiklerini dile getirdi. Üç gün süren bu sıra dışı yolculuk, Cilo ve Sat dağlarının zorlu coğrafyasında, daha önce yürüyerek geçtikleri rotaların at sırtında bambaşka bir perspektif sunduğunu kanıtladı.
Koçerlerin yaşamına at sırtında tanıklık
Keşif turunun ilk durağı olan Cilo-Sat dağları ve Sat Gölleri bölgesinde, yarış atlarıyla yüksek rakımda sürüş yapmanın verdiği eşsiz his, ekip için unutulmaz bir başlangıç oldu. İkinci gün rotayı Berçelan Yaylası'na çeviren grup, burada bölgenin geleneksel yaşamının en önemli temsilcileri olan Koçerlerle bir araya geldi. Yayla hayatının zorluklarını ve güzelliklerini yerinde gözlemleyen ekip, at sırtında ilerlerken bölge halkıyla sohbet etme ve onların kadim kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Aykut, bu etkileşimin sadece bir doğa gezisi olmadığını, aynı zamanda bölgenin sosyal dokusunu anlamak adına da kıymetli bir deneyim olduğunu belirtti.
Buzulların gölgesinde üç günlük macera
Yolculuğun üçüncü ve son gününde ise rota, bölgenin en ikonik noktalarından biri olan Cennet-Cehennem Vadisi'ne çevrildi. Atlarla vadi içerisinde ilerleyen ekip, buzulların bulunduğu yüksek kesimlere kadar çıkarak coğrafyanın sunduğu görsel şöleni zirveye taşıdı. Üç gün boyunca üç farklı rotayı at sırtında tamamlayan kulüp üyeleri, Hakkari'nin keşfedilmeyi bekleyen daha pek çok noktası olduğunu bir kez daha hatırlattı. Hakan Zanyar Aykut, bu faaliyetin Hakkari ve Yüksekova'nın yaylalarını, göllerini ve buzullarını tanıtmak adına çok güçlü bir örnek teşkil ettiğini belirterek, herkesi bu coğrafyayı kendi gözleriyle görmeye davet etti. Geride kalan eşsiz kareler ve anılar, bölgenin turizm potansiyelini gözler önüne sererken, atlı keşiflerin gelecekte yeni bir turizm rotası oluşturabileceğine dair umutları da artırdı.