Havadis | Yaşam | Zamanın durduğu o evde 90 yıllık bir direniş: Çıkrık sesini susturmamaya kararlı

Zamanın durduğu o evde 90 yıllık bir direniş: Çıkrık sesini susturmamaya kararlı

Bolu'da yaşayan 90 yaşındaki Mümtaze Karadaş, teknolojinin hızına inat yarım asırdır çıkrık başında yün eğirerek unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel mirası tek başına ayakta tutmaya çalışıyor.

Bolu'da yaşayan 90 yaşındaki Mümtaze Karadaş, teknolojinin hızına inat yarım asırdır çıkrık başında yün eğirerek unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel mirası tek başına ayakta tutmaya çalışıyor.

Zamanın durduğu o evde 90 yıllık bir direniş: Çıkrık sesini susturmamaya kararlı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Bolu'nun sakin atmosferinde, modern dünyanın tüm gürültüsünden uzak bir köşede, 90 yaşındaki Mümtaze Karadaş her gün aynı ritimle geçmişe selam gönderiyor. Yarım asırdır evinin bir köşesinde duran çıkrığın başına geçen Karadaş, yünleri incecik ipliklere dönüştürerek adeta zamanı ilmek ilmek dokuyor. Teknolojinin sunduğu hazır ürünlerin aksine, o kendi elleriyle ürettiği iplerden çoraplar ve kıyafetler örerek, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını büyük bir sabırla yaşatıyor. İlerleyen yaşına ve yorgun düşen bedenine rağmen, bu kadim zanaatı bırakmamakta kararlı olan Karadaş, kültürel mirasın son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Kendi kendine öğrenilen bir ömürlük zanaat

Mümtaze Karadaş'ın çıkrıkla olan hikayesi, aslında azmin ve öğrenme tutkusunun bir yansıması olarak öne çıkıyor. Çıkrık kullanmayı 40'lı yaşlarında, tamamen kendi çabalarıyla ve deneme yanılma yoluyla öğrendiğini ifade eden Karadaş, o günleri yata kalka öğrendim sözleriyle özetliyor. Geçmişte her evde bulunan ve temel ihtiyaçların karşılanmasında hayati bir rol oynayan çıkrık, bugün artık sadece nostaljik bir anı olarak kalmış durumda. Karadaş, o dönemlerde pantolonlardan şallara kadar pek çok giysinin bu yöntemle elde edilen yünlerden yapıldığını hatırlatarak, günümüzde bu geleneğin neredeyse tamamen yok olduğunu vurguluyor.

Modern dünyaya karşı bir direniş

Çıkrık artık öldü diyerek günümüzdeki değişime sitem eden Karadaş, el emeğinin değerinin azaldığı bir dünyada üretmeye devam etmenin zorluklarını da dile getiriyor. Artık kolunun bacağının tutmadığını, gözlerinin eskisi gibi görmediğini belirten 90 yaşındaki usta, tüm fiziksel engellere rağmen çıkrığının başından ayrılmıyor. Seben'deki çocuklarına ve torunlarına bu sanatı öğretmek için çıkrığını onlara götürdüğünü ancak yeni neslin bu zahmetli sürece pek ilgi göstermediğini üzülerek ifade ediyor. Yine de o, kendi elleriyle yünü ipe, ipi ise kıyafete dönüştürerek geçmişin izlerini bugüne taşımaya devam ediyor.

Geleceğe kalan bir miras arayışı

Mümtaze Karadaş'ın en büyük arzusu, yarım asırdır büyük bir titizlikle sürdürdüğü bu geleneksel üretim yönteminin kendisinden sonra da devam etmesi. Ancak modern yaşamın getirdiği kolaylıklar karşısında, gençlerin bu tür geleneksel el sanatlarına olan ilgisinin azalması onu düşündürüyor. Yine de o, her gün çıkrığının başına geçerek, aslında sadece yün eğirmiyor; aynı zamanda bir kültürün, bir yaşam biçiminin ve el emeğinin kutsallığını gelecek kuşaklara bir mesaj olarak bırakıyor. Karadaş'ın bu sessiz direnişi, Bolu'dan yükselen ve unutulmaya yüz tutmuş değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatan anlamlı bir çığlık niteliği taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız