Yozgat'ın Aydıncık ilçesi, yerin derinliklerinde saklı kalan ve milyonlarca yıl önce oluştuğu tahmin edilen devasa bir doğal hazineye ev sahipliği yapıyor. Üzümlü köyü ve çevresindeki 281 hektarlık geniş bir alanda tespit edilen ametist, kuvars, kalsedon ve agat gibi yarı değerli taşlar, bölgenin ekonomik kaderini değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor. Uzun süredir üzerinde durulan bu rezervlerin niteliğinin belirlenmesi ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi amacıyla başlatılan sondaj ve karot çalışmaları, bölgedeki maden çeşitliliğini de gözler önüne seriyor.
Yerin derinliklerinde saklı 10 milyon yıllık miras
Bölgedeki çalışmaların öncülüğünü üstlenen eski Aydıncık Belediye Başkanı Ahmet Demirel, sahadaki potansiyelin sadece yüzeyle sınırlı olmadığını vurguluyor. Yapılan 100 metreyi aşkın sondaj çalışmaları, derinlere inildikçe taşların kalitesinin ve renk yoğunluğunun arttığını kanıtlıyor. Özellikle mor yakut olarak da bilinen ametist taşlarının, daha derin katmanlarda çok daha canlı ve değerli formlarda bulunduğu gözlemleniyor. Demirel, bu taşların yaklaşık 10 milyon yıl önce gerçekleşen dağ oluşum süreçlerinde meydana geldiğini belirterek, bölgenin jeolojik açıdan büyük bir zenginlik barındırdığını ifade ediyor.
Sadece taş değil, maden çeşitliliği merkezi
Üzümlü Deresi ve İğdeli Dere bölgelerinde yoğunlaşan arama faaliyetleri, sadece yarı değerli taşlarla sınırlı kalmıyor. Yapılan incelemelerde kömür yataklarına da rastlanırken, kuvarsın bulunduğu alanlarda altın varlığına dair jeolojik işaretlerin de dikkat çektiği belirtiliyor. Uzaydan alınan haritaların bu bölgeyi altın kuşağı içerisinde gösterdiğini hatırlatan yetkililer, şu an için önceliğin kuvars ve kristal gruplarına verildiğini ancak sahanın diğer madenler için de ciddi bir potansiyel taşıdığını dile getiriyor. Bantlı kalsedon ve nadir bulunan kırmızı akik gibi kıymetli örneklerin bir arada bulunması, Aydıncık'ı madencilik sektörü için cazip bir merkez haline getiriyor.
İşlenmiş ürünle katma değer hedefi
Yer altındaki bu zenginliğin sadece ham madde olarak çıkarılmasının yeterli olmayacağını savunan uzmanlar, taş işlemeciliğinin önemine dikkat çekiyor. 2008 yılında Halk Eğitim bünyesinde başlatılan kurslarla temelleri atılan taş işleme kültürünün, modern tesislerle desteklenerek profesyonel bir endüstriye dönüştürülmesi hedefleniyor. Devlet desteğiyle kurulacak atölyeler sayesinde, bölgeden çıkarılan taşların takı ve dekoratif objelere dönüştürülerek iç ve dış pazara sunulması, Aydıncık'ın ekonomik kalkınmasında kilit bir rol oynayacak. Bölge halkı ve yatırımcılar, bu doğal mirasın doğru stratejilerle ekonomiye kazandırılacağı günü bekliyor.