Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Aytekin Aydın, günlük yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren topuk ağrıları konusunda önemli uyarılarda bulundu. Özellikle sabah saatlerinde yataktan kalkıp yere basılan ilk anlarda hissedilen keskin sızının, pek çok kişi tarafından doğrudan topuk dikeni olarak yorumlandığını ancak bu yaklaşımın her zaman doğru olmadığını belirtti. Uzman hekim, bu ağrıların altında yatan asıl sorunun genellikle ayak tabanındaki plantar fasya dokusunun aşırı zorlanması veya yıpranması olabileceğine dikkat çekiyor.
Ağrının kaynağını doğru tespit etmek şart
Topuk bölgesinde meydana gelen her türlü rahatsızlığın tek bir teşhisle sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Aydın, hastaların yaşadığı şikayetlerin karakterine odaklanılması gerektiğini ifade etti. Sabahları veya uzun süreli oturma eyleminin ardından ayağa kalkıldığında ortaya çıkan bu belirgin ağrının, hareket etmeye başladıkça zamanla azaldığı gözlemlenmektedir. Ancak bu geçici rahatlama, sorunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmemelidir. Uzmanlar, ağrının nedeninin doğru bir şekilde teşhis edilmesinin, uygulanacak tedavi yönteminin başarısı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu hatırlatıyor.
Günlük alışkanlıklar ağrıyı tetikliyor
Ayak sağlığını korumak adına günlük yaşamdaki bazı alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Aydın, özellikle uzun süre ayakta kalmanın, yanlış ayakkabı tercihlerinin ve ayağa binen aşırı yükün şikayetleri tetiklediğini dile getirdi. Tedavi sürecinde hastanın genel durumuna göre kişiselleştirilmiş bir yol haritası çizildiğini belirten Aydın, uygun ayakkabı seçimi, aktivite düzenlemeleri, özel germe egzersizleri, destekleyici tabanlık kullanımı ve fizik tedavi uygulamalarının iyileşme sürecinde oldukça etkili sonuçlar verdiğini ifade etti.
Ne zaman doktora başvurulmalı?
Topuk ağrısının kronikleşmesi, şiddetinin artması veya kişinin yürüme fonksiyonunu kısıtlayacak seviyeye ulaşması durumunda mutlaka bir ortopedi uzmanına danışılması gerektiği vurgulandı. Kendi kendine teşhis koyarak süreci geçiştirmenin, altta yatan asıl problemin büyümesine neden olabileceği uyarısında bulunan uzmanlar, doğru tanı ve tedavi planlaması için profesyonel tıbbi desteğin ihmal edilmemesi gerektiğini önemle hatırlatıyor.