Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Kültür, Sanat, Eğitim ve Spor Komitesi, Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki ekonomik bağımsızlık mücadelesini ve Adana'nın sanayi tarihindeki stratejik konumunu merkeze alan kapsamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Adana ve Sanayi başlığıyla düzenlenen bu özel program, sadece bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda geçmişin üretim mirasını modern sanayi vizyonuyla buluşturan bir köprü görevi gördü. Etkinlik, katılımcıları Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyetin ilk yıllarına uzanan, zorluklar ve büyük umutlarla dolu bir zaman yolculuğuna çıkardı.
Ekonomik bağımsızlığın tarihsel kökleri
AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, programın açılışında yaptığı konuşmada Cumhuriyetin sadece askeri bir zaferle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bilim, eğitim ve üretim odaklı bir çağdaşlaşma hamlesi olduğunu vurguladı. Sütcü, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ortaya konulan ekonomik bağımsızlık hedefinin günümüzde de sanayiciler için en temel motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Adana sanayisinin bugün ulaştığı noktanın, geçmişte atılan cesur adımların bir sonucu olduğunu ifade eden Sütcü, bu köklü hafızanın korunarak genç nesillere aktarılmasının hayati bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. AOSB olarak bu geleneği çağdaş sanayi anlayışıyla geleceğe taşıma kararlılığında olduklarını belirten Sütcü, fabrikaların sadece üretim merkezi değil, ülkenin ekonomik bağımsızlığının temel taşları olduğunu hatırlattı.
Atatürk'ün Adana ile kurduğu özel bağ
Etkinliğin konferans bölümünde söz alan ekonomi gazetecisi ve yazar Mehmet Uluğtürkan, Adana'nın sanayi geçmişini tarihsel belgeler ve çarpıcı anekdotlarla katılımcılara aktardı. Mustafa Kemal Paşa'nın Adana ile olan bağının Cumhuriyetin ilanından çok daha eskiye dayandığını belirten Uluğtürkan, Atatürk'ün 1918 ile 1938 yılları arasında şehri dokuz kez ziyaret ettiğini hatırlattı. Uluğtürkan, Atatürk'ün Çukurova çiftçisine örnek olmak amacıyla kendi imkanlarıyla üç çiftlik satın alıp bunları Hazine'ye bağışlamasından, Cumhuriyetin ilk tarım fuarının Adana'da düzenlenmesi için gösterdiği iradeye kadar pek çok detayı paylaştı. Özellikle Mondros Mütarekesi'nin hükümlerini Yıldırım Orduları Grup Komutanı olarak bulunduğu Adana'da öğrenen Mustafa Kemal Paşa'nın, bu süreçte yaşadığı görüş ayrılıklarının Milli Mücadele düşüncesinin şekillenmesinde ne kadar belirleyici olduğu vurgulandı.
Sanat ve tarihle harmanlanan Cumhuriyet coşkusu
Programın sanatsal boyutu ise katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Arp sanatçısı Gizem Aksoy Yılmaz, Atatürk'ün Sevdiği Ezgiler başlıklı gösterisiyle sahne alırken, icra edilen eserler ve marşlar salonda büyük bir coşku yarattı. Etkinlik alanı, Mustafa Kemal Atatürk'ün Adana ziyaretleri sırasında çekilmiş nadir fotoğraflardan oluşan özel bir sergiye dönüştürülürken, resim sergileri de programın görsel zenginliğini artırdı. Ayrıca yazar Mehmet Uluğtürkan, Kurtuluş Savaşı yıllarını konu alan Madalyasız, Kayıp Sancak ve Rüsumat adlı eserlerini okurları için imzaladı. Sanayiciliğin sadece üretim ve ihracattan ibaret olmadığını, mesleki eğitimden kadınların iş gücüne katılımına, teknolojik dönüşümden doğanın korunmasına kadar geniş bir sorumluluk alanı olduğunu belirten Sütcü, bu tür etkinliklerle toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.