Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı Dağı’nın sadece bir coğrafya noktası değil, devasa bir ekonomik kaynak olduğunu vurguluyor. Dünyanın farklı yerlerinden binlerce insan bu bölgeye inanç ve doğa turizmi için geliyor ancak mevcut potansiyel henüz tam anlamıyla nakde dönmüyor.

Potansiyel ile gerçeklik farkı
Nepal, sadece Everest tırmanış izinlerinden kişi başı 11 bin dolar kazanıyor. Ağrı Dağı ise yıllık yaklaşık 5 bin ziyaretçiyi ağırlıyor. Kilimanjaro veya ABD’deki Nuh’un Gemisi temalı parklar milyonlarca turisti çekerken, Ağrı Dağı sunduğu kültürel ve doğal mirasa rağmen bu rakamların gerisinde kalıyor. Uzmanlar, dağın halihazırda Discovery Channel gibi kanallarda belgesellere konu olduğunu, yani dünyanın bu markayı zaten tanıdığını belirtiyor.

Planlama neden şart
Bölgenin bu fırsatı yakalaması için sadece dağın olması yetmiyor. Prof. Dr. Kaya, konaklama tesislerinin artırılması ve izin süreçlerinin basitleştirilmesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca İshak Paşa Sarayı, Balık Gölü ve Diyadin Kaplıcaları gibi noktaların birleştirilerek bütüncül bir turizm rotası oluşturulması hedefleniyor. Eğer bu master plan hayata geçerse, bölge ekonomik olarak büyük bir sıçrama yaşayabilir. Peki, yerel halk ve yatırımcılar bu turizm rotası için harekete geçecek mi?

