Aksaray'ın Ortaköy ilçesine bağlı Oğuzlar köyünde yaşanan ve tüm Türkiye'yi derinden sarsan cinayetin yankıları sürüyor. Ramazan Bayramı'nın birinci günü, annelerinin ve babalarının kabrini ziyaret ederek dua etmek isteyen iki kız kardeş, hiç beklemedikleri bir saldırının hedefi oldu. Boşanma aşamasındaki eşi Habip Emre Yıldırım tarafından mezarlıkta av tüfeğiyle vurulan 3 çocuk annesi Gamze Yıldırım, olay yerinde hayatını kaybederken, yanında bulunan ablası Beyaz Çakmak ise ağır yaralandı. Olayın ardından jandarma ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte yakalanan saldırgan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ölümün ayak seslerini önceden duymuş
Cinayetin ardından yürütülen soruşturma kapsamında, Gamze Yıldırım'ın yaşadığı korku dolu günleri belgeleyen çok önemli bir kanıt ortaya çıktı. Genç kadının, saldırıdan yaklaşık bir buçuk ay önce, 7 Şubat tarihinde ablası Beyaz Çakmak'a gönderdiği ses kaydı, savcılık makamına delil olarak sunuldu. Kayıtlarda, eşinin kendisini sürekli gözetim altında tuttuğunu belirten Yıldırım'ın, karşı binada oturan bir kadına para vererek görüntülerini çektirdiğini iddia ettiği duyuluyor. Ses kaydında ablasına hitaben, bir şey olması durumunda bu görüntüleri polise ulaştırmasını vasiyet eden Gamze Yıldırım'ın, eşinin kendisini öldürmeye çalıştığına dair endişelerini dile getirdiği anlaşıldı.

Sadece takip değil, daha önce de yakmaya çalışmış
Soruşturma derinleştikçe, Habip Emre Yıldırım'ın eşine yönelik uyguladığı şiddetin boyutlarının çok daha eskiye dayandığı ve sistematik bir hal aldığı ortaya çıktı. Ailenin avukatı aracılığıyla savcılığa sunduğu yeni bilgiler, saldırganın daha önce de cinayete teşebbüs ettiğini gözler önüne serdi. İddiaya göre, 2024 yılı içerisinde Habip Emre Yıldırım, eşi Gamze Yıldırım'ı evde bir odaya kapatarak üzerine benzin dökmüş ve onu yakmaya çalışmıştı. O dehşet anlarının, saldırganın amcasının eşi tarafından son anda engellendiği ve büyük bir facianın eşiğinden dönüldüğü belirtildi.

Adalet arayışı sürüyor
Mezarlıkta yaşanan saldırıda karnından yaralanan ve 45 gün süren zorlu bir tedavi sürecinin ardından taburcu edilen abla Beyaz Çakmak, kardeşinin yaşadığı bu korkunç süreci tüm çıplaklığıyla yargı önüne taşıdı. Kardeşinin ölmeden önce paylaştığı ses kayıtları ve geçmişte yaşanan yakma girişimi, davanın seyri açısından kritik öneme sahip deliller olarak değerlendiriliyor. Aksaray'daki bu acı olay, boşanma aşamasındaki kadınların maruz kaldığı şiddetin ve takip edilme korkusunun ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Şimdi tüm gözler, bu deliller ışığında gerçekleşecek olan yargılama sürecine çevrilmiş durumda.
