Yaz sonu, kış hazırlıklarının habercisidir. Amasya'nın Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünde de bu geleneğin en özel örneklerinden biri yaşanıyor. Köylüler, ellerine aldıkları hamurla sadece bir yiyecek değil, nesiller boyu aktarılan bir mirası şekillendiriyor.
Köyün kendine özgü "çanak tarhana" mesaisi başladı. Komşular bir araya geliyor, kazanlar kaynıyor ve imece usulüyle bu zahmetli iş birlikte kotarılıyor. Üreticiler, bu geleneksel lezzetin tescillenmesini istiyor.
İmece Usulü Uzun Bir Mesai
Hazırlık sabahın erken saatlerinde kazanların ateşlenmesiyle başlıyor. İçinde yoğurt kaynayan kazanlara sırasıyla tuz, hamur, yarma ve tereyağı ekleniyor. Ortaya çıkan koyu bulamaç, dinlenmeye bırakılıyor. Ardından en kritik aşama geliyor: Henüz sıcakken ellere alınan bulamaç, çanak formuna getirilerek güneşte kurutulmaya bırakılıyor. Bu şekliyle 2 yıl boyunca bozulmadan saklanabiliyor.
"Damarlarınıza Kadar Hissedersiniz"
Köy sakinleri için bu tarhana sadece bir çorba değil. Şöhret Gözaydın, büyüklerinden öğrendikleri bu geleneği yaşatmaktan mutluluk duyduğunu söylüyor. Ziya Celep ise lezzetin tarifini yapıyor: "Tarhana çorbasını içtiğinizi damarlarınıza kadar hissedersiniz." Celep, bu eşsiz tadın tescillenerek koruma altına alınmasını talep ediyor. Köylülerin bu talebi, bölgenin gastronomi değerlerine sahip çıkma konusundaki kararlılığını gösteriyor.