Beyin cerrahisinde artık sadece tümörü yok etmek yetmiyor, hastanın yaşam kalitesini korumak da aynı derecede önem taşıyor. Ankara’da görevli Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Burak Karaaslan, kritik bölgelerdeki tümör ameliyatlarında uyguladıkları "uyanık cerrahi" yönteminin hastalar için büyük bir şans olduğunu vurguluyor.
Ameliyat sırasında iletişim kuruluyor
Uzmanlar, beynin konuşma veya hareket merkezine yakın yerleşimli tümörleri alırken hastayı uyutmuyor. Ameliyatın kritik aşamalarında hasta; nesneleri isimlendiriyor, basit cümleler kuruyor veya kolunu bacağını hareket ettiriyor. Cerrahlar, hastanın bu tepkilerini anlık olarak takip ederek sağlıklı dokulara zarar vermeden tümörü güvenle çıkarıyor. Böylece ameliyat sonrası oluşabilecek kalıcı konuşma bozuklukları veya felç gibi riskler minimuma iniyor.
Her hasta için geçerli bir yöntem değil:
Doç. Dr. Karaaslan, bu tekniğin her vakada uygulanmadığını özellikle belirtiyor. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve tümörün beyindeki tam konumu, cerrahların karar vermesinde belirleyici rol oynuyor. Modern tıbbın asıl hedefi, tümörü temizlerken hastanın günlük yaşamına bağımsız bir şekilde dönebilmesini sağlamak. Yani ameliyat bittiğinde hasta sadece hayatta kalmıyor, konuşabilen ve yürüyebilen bir birey olarak hayata devam ediyor.