G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası arenada Türkiye'nin yeni stratejik hamlesini duyurdu. Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçim sürecinde yaşanan tıkanıklığı aşmak amacıyla Türkiye'nin, deneyimli diplomat Feridun Sinirlioğlu'nu resmî aday olarak gösterdiğini belirtti. Fidan, bu kararın Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla BM'ye iletildiğini ve Türkiye'nin küresel sistemin daha adil işlemesi için sorumluluk almaya devam edeceğini vurguladı.
Diplomaside tecrübe ve çözüm odaklı yaklaşım
Feridun Sinirlioğlu'nun kariyerine dikkat çeken Bakan Fidan, kendisinin hem MİT hem de Dışişleri Bakanlığı dönemlerinde yakından çalıştığı, uluslararası çevresi geniş ve donanımlı bir isim olduğunu ifade etti. BM'de daimi temsilcilik görevinde de bulunmuş olan Sinirlioğlu'nun, mevcut seçim sürecindeki kilitlenmeyi çözebilecek nitelikte bir aday olduğunu belirten Fidan, Türkiye'nin bu ihtimale karşı hazırlıklı olduğunu ve gerekli girişimleri önceden planladıklarını dile getirdi. Seçim sürecinin bir yarış olduğunu hatırlatan Fidan, Türkiye'nin bu adımıyla BM'nin işleyişine katkı sunmayı hedeflediğini belirtti.
Küresel krizlerin gölgesinde G20 zirvesi
Zirveye dair değerlendirmelerde bulunan Fidan, G20 toplantısının küresel krizlerin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşmesinin önemine değindi. Enerji krizi ve tedarik zincirlerindeki aksaklıkların ana gündem maddeleri olduğunu belirten Bakan, Türkiye'nin arabulucu rolünün ötesinde, sorun çözücü ve yapıcı bir pozisyon almayı önemsediğini ifade etti. Karadeniz ve Kızıldeniz'deki tıkanıklıkların dünya ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Fidan, Türkiye'nin bu bölgelerdeki ticaretin güvenliği için yoğun çaba sarf ettiğini aktardı. Toplantı kapsamında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dahil olmak üzere çok sayıda mevkidaşıyla ikili görüşmeler gerçekleştiren Fidan, katılımcıların yarıdan fazlasıyla bir araya gelme fırsatı bulduğunu belirtti.
Savaşın maliyeti ve barış arayışı
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın beşinci yılına girdiğini hatırlatan Fidan, çatışmaların artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ve tarafların bir anlaşmaya varmak zorunda olduğunu vurguladı. Savaşın sadece iki ülke arasında değil, Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkilerde de derin yaralar açtığını belirten Bakan, barışın ardından yapıcı bir ilişkinin yeniden tanımlanması gerektiğini ifade etti. Gıda güvenliği konusundaki endişelerini de dile getiren Fidan, tahıl ve enerji sevkiyatının dünya piyasalarına ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Ayrıca, ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti olumsuz etkilediğini belirterek, bu ihtilafın da bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.