Dünyanın nefes almasını sağlayan ve deniz ekosisteminin en kritik parçalarından biri olan deniz çayırları, uzun süredir insan kaynaklı faaliyetlerin tehdidi altında bulunuyordu. Özellikle tekne turizminin yoğun olduğu bölgelerde, çapaların deniz tabanına atılmasıyla birlikte bu eşsiz bitki örtüsü ciddi şekilde zarar görüyordu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, denizlerin altında sessizce çalışan bu yaşam alanlarını koruma altına almak için kapsamlı bir restorasyon ve yönetim projesini hayata geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Mavi Projesi'nin bir parçası olan bu çalışma, denizlerimizin geleceğini güvence altına almayı amaçlıyor.

Denizlerin altında 10 kat daha fazla oksijen üretimi
Deniz çayırları, bilimsel adıyla Posidonia, sadece birer bitki değil, aynı zamanda denizlerin en verimli oksijen kaynakları olarak öne çıkıyor. Yapılan araştırmalar, bu bitkilerin karadaki ormanlara kıyasla 10 kat daha fazla oksijen üretebildiğini ortaya koyuyor. Sadece bir metrekarelik bir alanda bile günde 10 litre oksijen üretebilen bu mucizevi bitkiler, aynı zamanda kıyı erozyonunu önleyerek deniz canlılarına güvenli bir yuva ve üreme alanı sağlıyor. Ancak son 20 yılda, özellikle Göcek gibi popüler turizm noktalarında, tekne çapalarının yarattığı tahribat nedeniyle deniz çayırı varlığında yüzde 80'e varan bir azalma gözlemlendi. Bu durum, denizlerin kendi kendini temizleme kapasitesini de ciddi oranda düşürüyordu.

Göcek koylarında pilot uygulama başarıyla başladı
Bakanlık, bu yıkımı durdurmak adına Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'ni pilot bölge olarak seçti. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Türkiye Çevre Ajansı iş birliğiyle geliştirilen Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemleri Projesi sayesinde, teknelerin doğrudan deniz tabanına çapa atması engelleniyor. Göcek'teki 17 farklı koyda kurulan 896 deniz mapası ve 876 tonoz sistemi, 856 teknenin güvenli bir şekilde bağlanmasına olanak tanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu sistemin deniz çayırlarını korumak için hayati bir adım olduğunu vurgulayarak, çapaların verdiği zararın artık durdurulduğunu ifade etti. Bakan Kurum, deniz çayırlarının Akdeniz'e nefes veren bir yaşam alanı olduğunu belirterek, restorasyon çalışmalarıyla bu alanların yeniden güçlendirildiğini kaydetti.

Türkiye kıyılarında 10 yıllık koruma hedefi
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Hacı Abdullah Uçan, hedeflerinin sadece Göcek ile sınırlı olmadığını, 10 yıl içerisinde Türkiye'nin tüm koylarında çapa atılmasını tamamen sonlandırmayı planladıklarını belirtti. Deniz Ticaret Odası ve Piri Reis Üniversitesi ile yürütülen Deniz Çayırı Rehabilitasyon Projesi kapsamında, sağlıklı bölgelerden alınan çayırlar, tahrip olmuş alanlara bir nevi tohumlama yöntemiyle naklediliyor. Dünyada eşine az rastlanan bu rehabilitasyon çalışması, deniz çayırlarının yeniden yeşermesini sağlayarak ekosistemin eski sağlığına kavuşmasını hedefliyor. Teknelerin tonoz sistemlerine bağlanmasıyla birlikte, denizlerimizin oksijen kaynağı olan bu alanlar artık bir koruma kalkanı altına alınmış durumda.
