Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara'da düzenlenen Diplomatik Misyonlar için Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iklim krizinin sınır tanımayan etkilerine dikkat çekerek, Türkiye'nin bu süreçteki kararlı duruşunu ve gelecek vizyonunu paylaştı. Bakan Kurum, konuşmasına Girne-Mersin seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması nedeniyle duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek başladı. Kazada hayatını kaybedenler için taziye dileklerini ileten Kurum, kayıp vatandaşların sağ salim bulunması temennisinde bulundu.

Sınırları Aşan Krizlere Karşı Ortak İrade
Nepal'deki sel felaketini hatırlatan Bakan Kurum, doğanın dengesi bozulduğunda ulusal sınırların ve diplomatik kuralların etkisiz kaldığını belirtti. İklim krizinin yarattığı adaletsizliğe vurgu yapan Kurum, hiçbir sorumluluğu olmayan küçük ada devletlerinin ve Afrika ülkelerinin en ağır bedeli ödemesine müsaade etmeyeceklerini ifade etti. COP31 sürecinde sessiz yığınların ve kırılgan coğrafyaların sesi olacaklarını belirten Kurum, Ankara'daki toplantının sadece prosedürlerden ibaret olmadığını, gelecek nesillere bırakılacak dünyanın geleceğini şekillendirme amacı taşıdığını vurguladı.

Diplomasiden Uygulamaya Geçiş
Antalya'da gerçekleştirilecek iklim toplantılarının diyalog, uzlaşı ve aksiyon üzerine kurulacağını belirten Bakan Kurum, artık masa başında yeni hedefler belirlemek yerine, mevcut hedefleri tarlada, sanayide ve şehirlerde hayata geçirecek bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kurum, Antalya'nın tarihe bir Uygulama COP'u olarak geçeceğini ifade ederek, 2015 Paris Anlaşması'nın imzalandığı anı bir uyanış zili olarak nitelendirdi. Türkiye'nin bu süreçte sadece ev sahibi olmadığını, 2053 Net Sıfır vizyonuyla sürece liderlik ettiğini belirten Kurum, geleneksel imece kültürünü küresel bir modele dönüştürmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

2035 Hedefleri ve Yeşil Dönüşüm
Bakan Kurum, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede Avustralya ile omuz omuza çalıştığını belirterek, 2035 yılına kadar hayata geçirilecek altı büyük küresel atılımı açıkladı. Bu hedefler arasında elektrifikasyon payının yüzde 35'e çıkarılması, küresel atık artışının yarı yarıya düşürülmesi, binalarda enerji tüketiminin yüzde 25 azaltılması ve sanayide döngüsel malzeme kullanımının yüzde 15 seviyesine taşınması yer alıyor. Ayrıca iklim okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve İklim Uygulama Köprüsü ile finansman ile çözümün buluşturulması hedefleniyor. Kurum, özel sektörü ve küresel sermayeyi yeşil dönüşümün merkezinde yer almaya davet ederek, başarının ölçütünün kağıt üzerindeki metinler değil, sahada yaratılan gerçek dönüşüm olduğunu yineledi.