Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, toplum sağlığını korumaya yönelik atılan adımların ekonomik gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini belirterek önemli bir çağrıda bulundu. Bağımlılıkla mücadele süreçlerinde sadece sağlık odaklı değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik etkilerin de titizlikle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Palandöken, esnafın içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmaları toplum sağlığı açısından desteklediklerini belirten Palandöken, ancak bu süreçte alınan kararların esnaf ve üretici üzerindeki baskısının derinleşebileceği uyarısında bulundu.
Ekonomik dengeler ve kısıtlamaların yansımaları
Özellikle sigara satışlarına yönelik getirilen kısıtlamalar, reklam yasakları, standart paket uygulamaları ve ürünlerin kapalı dolaplarda sergilenmesi gibi düzenlemelerin, küçük işletmeler üzerinde ciddi bir mali yük oluşturabileceği belirtiliyor. TESK Başkanı, bu tür kısıtlamaların başta mahalle esnafı olmak üzere birçok sektörü doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Üreticiden perakendeciye kadar uzanan geniş bir zincirde, geçimini bu ürünlerin satışından sağlayan kesimlerin, yeni düzenlemelerle birlikte gelir kaybı yaşama riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor. Palandöken, bu tür stratejik kararlar alınırken ilgili sektörlerin temsilcileriyle kapsamlı bir değerlendirme yapılmasının, olası mağduriyetlerin önlenmesi açısından hayati bir önem taşıdığını dile getirdi.
Esnafın mevcut zorlukları ve yeni mağduriyet riski
Halihazırda yüksek işletme maliyetleri, artan kira giderleri ve tüketicinin düşen alım gücü nedeniyle zor bir dönemden geçen esnafın, yeni kısıtlamalarla daha fazla sıkışabileceği öngörülüyor. Palandöken, esnafın zaten daralan ekonomik alanının, satışları doğrudan etkileyebilecek yeni düzenlemelerle daha da daralmaması gerektiğini belirtti. Toplum sağlığını koruma hedefinin, geçimini bu ürünlerin satışından sağlayan esnafın haklarıyla dengelenmesi gerektiğini savunan TESK yönetimi, çözüm süreçlerinde esnafın sesinin duyulması gerektiğinin altını çiziyor. Sağlık politikalarının uygulanması sırasında, ekonomik sürdürülebilirliğin de bir parametre olarak dikkate alınması, toplumsal huzurun korunması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sektörel beklentiler ve çözüm arayışları
Bağımlılıkla mücadele stratejilerinin, esnafın ticari faaliyetlerini sürdürebilmesine olanak tanıyacak şekilde esnetilmesi veya desteklenmesi gerektiğini savunan Palandöken, esnafın göz ardı edilmesinin uzun vadede sosyal sorunları da beraberinde getirebileceğine işaret ediyor. Üreticilerin ve satış noktalarının, yeni düzenlemelere uyum sağlarken yaşadığı maliyet artışlarının, esnafın zaten kısıtlı olan kâr marjlarını daha da aşağı çektiği belirtiliyor. Bu nedenle, toplum sağlığı hedefleri ile ekonomik gerçeklikler arasında kurulacak hassas bir dengenin, hem esnafın ayakta kalmasını sağlayacağı hem de hedeflenen sağlık politikalarının daha geniş bir toplumsal kabul görmesine yardımcı olacağı ifade ediliyor. TESK, bu konuda ilgili tüm tarafların katılımıyla daha kapsayıcı bir yol haritası oluşturulması gerektiğini savunuyor.