Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Gordion Antik Kenti, devasa bir tarihsel karmaşayı çözdü. Halk arasında "Midas Tümülüsü" olarak anılan yapının gerçek sahibi, yıllar süren incelemeler ve kazı bulguları sayesinde ortaya çıktı.
Tarihsel gerçekler ve isim karışıklığı
Gordion Vakfı Başkanı Kadim Koç, 53 metre yüksekliğindeki bu devasa mezarın Kral Midas'ın babası Gordias’a ait olduğunu vurguluyor. 1957 yılındaki kazılarda bulunan iskeletin Gordias'a ait olduğu kanıtlansa da Midas'ın popülerliği, ismin halk arasında öyle kalmasına neden oldu. Bölgede tescillenmiş 130 tümülüs bulunuyor ve bu yapı, dünyanın en büyük ikinci tümülüsü olma özelliğini taşıyor.
İşçilikte Frig ustalığı
Mezarın içinden çıkan 99 adet bronz fibula, yani çatal iğne, Friglerin metal işçiliğinde ne kadar ileri olduğunu gösteriyor. 3 bin 200 yıllık ardıç ağaçlarından inşa edilen mezar odası, aradan geçen binlerce yıla rağmen formunu koruyor. Kazı sırasında kullanılan eski yöntemlerin mezar dokusuna bir miktar zarar verdiği biliniyor ancak çıkarılan eserler bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Gordion Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor.
Peki bu gelişme turizmi nasıl etkiler?
Gordion'un UNESCO listesine girmesiyle birlikte bölgeye olan ilginin artması bekleniyor. Tarihi dokusu korunarak turizme kazandırılan bu alanlar, ziyaretçilere antik çağın günlük yaşamı ve cenaze gelenekleri hakkında doğrudan bilgi sunuyor. Eğer yolunuz Polatlı taraflarına düşerse, bu devasa mezarın hikayesini yerinde inceleyebilirsiniz.