Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde yer alan ve Paphlagonia Bölgesi'nin Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki en önemli merkezlerinden biri kabul edilen Pompeiopolis Antik Kenti, toprak altında sakladığı hazineleri birer birer gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sosyal medya üzerinden paylaştığı son bulgular, bölgenin tarihsel dokusuna dair heyecan verici yeni detayları gözler önüne serdi. Özellikle Bazilika bölgesinde yoğunlaşan kazı çalışmaları, kentin hem sanatsal hem de dini açıdan ne kadar zengin bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlar nitelikte.

Geometrik desenlerin büyüleyici dünyası
Kazı alanında yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, MS 4'üncü yüzyıla tarihlenen ve oldukça iyi korunmuş durumda olan yaklaşık 105 metrekarelik bir zemin mozaiği açığa çıkarıldı. Geometrik kompozisyonların hakim olduğu bu mozaik döşemesi, dönemin estetik anlayışını yansıtması bakımından büyük önem taşıyor. Bakan Ersoy, orta nefteki mozaik döşemesinin henüz tamamının gün yüzüne çıkarılmadığını, kazıların genişleyerek devam ettiğini belirtti. Ortaya çıkarılan kısımların konservasyon süreçleri ise uzman ekipler tarafından hızla tamamlanarak, bu eşsiz mirasın gelecek nesillere aktarılması için gerekli koruma önlemleri alındı.

Eros başı ile gelen sanatsal kanıt
2026 yılı kazı sezonunun en dikkat çekici buluntularından biri de şüphesiz MS 2'nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Eros başı oldu. Yapının Pastoforion bölümünde bulunan bu eser, Pompeiopolis'in Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki sanatsal ve kültürel ortamına dair somut veriler sunuyor. Bazilikanın ilk inşa evresinin yaklaşık MS 150-160 yıllarına dayandığını gösteren bu buluntu, yapının zaman içerisinde geçirdiği mimari ve işlevsel dönüşümü anlamak adına kritik bir parça olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu heykel başının kentin o dönemdeki estetik zevkini ve zanaatkarlık seviyesini yansıttığını ifade ediyor.

Piskoposluk merkezinden günümüze uzanan miras
Pompeiopolis'in MS 5'inci yüzyılda bir piskoposluk merkezi haline gelmesi, kentin Geç Antik Çağ'daki dini ve idari statüsünü de belirginleştiriyor. Bazilikadaki mimari düzenlemeler, bezemeler ve yeni keşfedilen zemin mozaikleri, yapının Hristiyanlaşma süreciyle birlikte nasıl bir evrim geçirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerinin özverili çalışmaları, kentin kentsel tarihini daha bütüncül bir perspektifle okumamıza olanak tanıyor. Kazı heyeti, yapının mimari planını tamamen çözmek ve mozaiklerin geri kalanını belgelendirerek koruma altına almak için çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyor. Bu keşifler, Pompeiopolis'in sadece bir eyalet başkenti değil, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasının en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu bir kez daha tescillemiş oldu.